Y
ıltan Taşçı
K
Çok yaramaz, yerinde duramayan bir çocuk olan Y
ıltan, yemek yemeyi hiç sevmez. Hava kararana kadar arkadaşlarıyla futbol oynayan Yıltan, ‘Atakspor’ olarak isimlendirdikleri mahalle takımının maçlarını hiç kaçırmaz. Savaş yıllarının yaşandığı bu dönemin doğal sonucu olarak, çocuk oyunlarında mahalle savaşları önemli yer tutar.1963 y
ılında Küçükkaymaklı İlkokulu’nda eğitime başlayan Yıltan, olayların ardından 1964’te sırasıyla Yenicami ve daha sonra da Atatürk İlkokulu’nda eğitimine devam eder. Çok çalışan olmasa da başarılı bir öğrenci profili çizen Yıltan, sayısal değil daha çok sözel dersleri seven bir öğrenci olur. İlkokulun ardından, şimdiki adıyla Şehit Hüseyin Ruso, o zamanki adıyla, Bayraktar Ortaokulu B’ye devam eden Yıltan Cantaş, sözel derslerin vazgeçilmez öğrencisidir. Tarih, türkçe ve coğrafyayı severek çalışan Yıltan Cantaş, derslere olan sevgisini karnede 5 veya 10 alarak yansıtır. 1972-73 ders yılında, Lefkoşa Türk Lisesi’nde eğitimine devam eden Yıltan Cantaş, müzikle tanışır. Müzik dersinde hocası Yıldan Birand’ın ‘şarkı söyleyene bu dersten 10 vereceğim’ teklifi üzerine kalkıp şarkı söyleyen Yıltan Cantaş’ın sesi bu olayla farkedilir ve müzik macerası başlar. Yıltan Cantaş, lise öğrencilerinden kurulan Gölgeler grubunun teklifi üzerine, bu grupla çalışmaya başlar.Müzikle birlikte okulun tiyatro,
şiir okuma yarışmaları, atletizm gibi sosyal aktivitelerin başarılı öğrencisi olan Yıltan’ın yaşamı müzikle tanıştıktan sonra farklı bir yol alır.Lefko
şa Türk Lisesi’nin müzik grubu Letül’ün solisti olarak müzik çalışmalarını yürüten Yıltan Cantaş ve arkadaşları, o dönemlerde Türkiye’de popüler olan Liselerarası Müzik Yarışması’na katılmaya karar verirler. İstanbul’da katıldıkları bu yarışmada çok ilgi gören Letül grubu, Yıltan Cantaş’ın ‘Vurulmuşum’ adlı bestesiyle Türkiye 5.’si olur. Bu başarıyla müziğe daha çok sarılan Yıltan Cantaş, müzik çalışmalarıyla birlikte şiir çalışmalarını da artırarak sürdürür. Lise 2’ye geldiğinde arkadaşı Kemal Öztürk’le birlikte ilk şiir kitabı ‘Haykırışımızı’ piyasaya sürer Yıltan Cantaş.Sanat çal
ışmalarının ortasında, kendi geleceğini şekillendirir Yıltan Cantaş. Üniversite tercihi sayısal değil sözel olacaktır. Edebiyat tercihi ile birlikte yanında müziği de sürdürebileceğine karar veren Yıltan Taşçı, 1975 yılında İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türkoloji Bölümünü kazanarak, üniversiteye başlar.Türkiye’de anar
şist hareketlerin en yoğun yaşandığı bu dönemde, çeşitli zorluklarla eğitimine devam eden Yıltan Cantaş, müzikle ilgisini koparmaz. Yaz tatillerinde geldiği Kıbrıs’ta, Enginler ve Kıbrıs 5’lisi gibi gruplarla müzik yapmaya devam eden Yıltan Cantaş, şimdilerin Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Serdar Denktaş’ın da yer aldığı Station grubu ile de ünlü otellerden Salamis’te sahne alır. Konukların isteği üzerine söyledikleri 1 Mayıs parçasının ardından, korkusundan 2 ay okula gitmediğini anlatan Yıltan Taşçı, edebiyat eğitimini severek sürdürür. 1979 yılında üniversiteden mezun olan Yıltan Taşçı, döner dönmez askerlik görevini tamamlar. İlk öğretmenlik atamasını Atatürk Kız Meslek Lisesi’ne 1982 yılında alan Yıltan Taşçı, 3 ayın ardından Lefke Gazi Lisesi’ne tayin olur. 1985’e kadar Lefke Gazi’de edebiyat öğretmenliği yapan Yıltan Taşçı, edebiyatın kendisi için doğru bir karar olduğunu her geçen gün daha iyi anlar. Öğretmenlik yanında Kıbrıs Türk edebiyatını da incelemeye başlayan Yıltan Taşçı, şiirle olan beraberliğine de hız verir.1983 y
ılında Yıltan Taşçı, evliliğe karar vererek Canan Hanım ile hayatını birleştirir. 1984’te ilk oğlu Kemal’in ardından 1989 yılında da ikinci oğlu Hüseyin dünyaya gelir Yıltan Taşçı’nın. Ailesine özel bir önem veren Yıltan Taşçı, çocuklarını büyütürken, müziğin güzelliğini esirgemez.1984 y
ılında oğluyla birlikte güzel olaylar yaşayan Yıltan Taşçı, yıllar sonra ikinci şiir kitabı’Çiğ Damlaları’nı çıkarır. Hem öğretmenliği hem sanatçılığı birlikte yürüten Yıltan Taşçı, 1985 yılında Lefkoşa Türk Lisesi’ne atanır. Bir yıl çalıştığı Türk Lisesi’nden sonra 1986’da Türk Maarif Koleji’nde göreve başlayan Yıltan Taşçı, emekli olduğu 1992 yılına dek bu okulda görev yapar. Öğretmenliği sırasında öğrencilerine edebiyatı ve sanatı sevdirmek için yoğun çaba harcayan Yıltan Taşçı, öğrencilerini şiir kitabı çıkartmak için teşvik eder. Kendi de araştırmalarını sürdürerek 1986 yılında Kıbrıs Ağzı ismi ile bir araştırma inceleme çalışmasını ortaya çıkaran Yıltan Taşçı, 1989’da da Kıbrıs Türk Edebiyatı isimli kitaba katkı koyanlar arasında yer alır.1992 y
ılında TMK’dan emekli olan Yıltan Taşçı, Kuzey Kıbrıs’ın ilk dersaneleri arasında sayılabilecek Bilgi Dersanesi’ni kurar. Dersaneyi başarıyla yürütürken 1995 yılında geçirdiği bir kaza Yıltan Taşçı’yı 2 yıllığına yatağa mahkum eder. Bu zor ve sıkıntılı dönemde kendini şiir ve kitaplarla avutan Yıltan Taşçı, dersanesini de kapatmak zorunda kalır.1998’den itibaren Girne Amerikan Kolej’de yeniden e
ğitime geri dönen Yıltan Taşçı, 2003 yılında Güney Kıbrıs’ta faaliyet gösteren İngiliz Okulu için açılan münhalde 64 kişiyi geride bırakarak, bu okulda görev yapmaya başlar. Kıbrıslı Türk öğrencilerin de eğitim görmeye başladığı bu kolejde Türk Dili ve Edebiyatı dersleri veren Yıltan Taşçı, öğrencilerle birlikte, öğretmenlere de Türkçe dersleri veriyor.Ba
şarılı öğretmenlik kariyeri yanında sanat dünyasında da adından en çok söz ettiren isimlerden olan Yıltan Taşçı, geçtiğimiz yıl 30. sanat yılını muhteşem bir konserle taçlandırdı. Kısa bir süre önce Rum sanatçı Adamos Katsantonis ile birlikte piyasaya sürdükleri ‘Aynı Gökyüzü Altında’ isimli ortak single ile barışa katkı koymaya çalışan Yıltan Taşçı, Kıbrıslı Türk sanatçılar arasında öne çıkan bir isim. Yaşam kavgasında, savaşlarda, sevinçlerde, mutsuzluklarda ve mutlulukta ortak olan, aynı kaderi paylaşmak zorunda olan insanlara hoş kokulu bir zeytin dalı uzatır Yıltan Taşçı, ‘Aynı Gökyüzü Altında’.Müzikle,
şiirle ve edebiyatla dolu bir yaşam Yıltan Taşçı’nınki. Hangisi önce gelir pek belli değil ama müzikle bütünleşen kimliğiyle daha öne çıkmış Yıltan Taşçı. 30. sanat yılında, kendi gibi müzisyen olan iki oğlu, sürpriz girişimleriyle, seçki niteliğindeki Bir Nehir Gibi adlı albümünü müzikseverlere sunmuşlar. 1973 yılında Lefkoşa Türk Lisesi orkestrası Letül ile başladığı müzik yolculuğunda başarılı adımlarla ilerleyen Yıltan Taşçı, 1979’a kadar Kıbrıs Beşlisi, Enginler, Kıbrıs Folk Üçlüsü ve Station adlı gruplarda gitarist ve solist olarak müzik yaptı. 1982 yılında kurduğu Oksijenler adlı orkestrayla sahnelerde bir fırtına gibi esen Yıltan Taşçı, sanat ve medyanın tam ortasında olmuş yıllarca.1978’den 84’e kadar çe
şitli gazetelerde günlük yazılar yazan Yıltan Taşçı, 6 yıldan bu yanadır Lefkoşa Belediye Meclis üyeliği görevini de yürütüyor. Bayrak Radyo Televizyon Kurumu’nda da çeşitli programlar yapan Yıltan Taşçı, lise yıllarından bu yana fotoğrafçılıkla da ilgili. Sergi açabilecek kadar zengin bir fotoğraf birikimine sahip olan Yıltan Taşçı’nın fotoğraflarında en dikkat çekici yan tümünde de denizin olması. Bir adalı olarak denizin büyüleyici güzelliğini karelere yansıtan Yıltan Taşçı, iflah olmaz bir deniz düşkünü.1987 y
ılında sahne çalışmalarını bırakan Yıltan Taşçı, beste çalışmalarına ağırlık verdi. 1973-1987 yılları arasında yaptığı bestelerini 1995’te ‘Bana Seviyorum De’ isimli albümde toplayan Yıltan Taşçı, bu albümün ardından Aynı Gökyüzü Altında, Bir Şiir Olmak Güzel ve 2002’de de Lebibe isimli albümleri yayınlar. Sahne çalışmaları yerine beste çalışmalarını tercih eden Yıltan Taşçı, 1996 yılında First FM Radyosu tarafından yılın en başarılı müzik sanatçısı seçilir. Bu ödülün ardından 1998 yılında da Kıbrıslı gazetesi okurlarınca yılın en iyi erkek müzik sanatçısı seçilen Yıltan Taşçı, ödüllerini hakedenlerden. Lebibe adlı 4. müzik albümü, 2003 yılında Yakındoğu Üniversitesi 4. Video-Müzik Ödülleri arasında en iyi yerli albüm ödülü kazanan Yıltan Taşçı, sanat çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. Edebiyatın ve sanatın kesiştiği noktada, bir toplumun varlığının en güzel kanıtı olan eserlerle geleceğimize katkı koyan Yıltan Taşçı, yeni eserleriyle yeni başlangıçlar yaratmaya aday.