Veysi Soyer

     “Yaşamımız film kareleri gibidir. Boş kareleri doldurmak elimizdedir” diyen ünlü fotoğraf ustası Ara Güler’in bu anlamlı sözlerini kendine rehber edinen fotoğraf sanatçısı Veysi Soyer, yaşamını fotoğrafla daha da anlamlı kıldığı düşüncesinde. 1952 yılında 4 çocuklu Soyer ailesinin 3. çocuğu olarak dünyaya gelen Veysi Soyer, mutlu bir çocukluk geçirir. Zor yılların Kıbrıs’ında terzi Reşat Soyer ve ev hanımı Rayigan Soyer’in yerinde duramayan meraklı ve hareketli oğludur Veysi. Bir doğa hayranı olarak büyüyen Veysi’nin en büyük merakı dut ağacında yaşanan doğal olayları incelemek ve dut toplamaktır. Veysi Soyer’in, güzel çocukluk yıllarının anıları arasında, yaşıtlarından olan ve siyaset sahnemizin ünlü simalarından yeğeni Ferdi Sabit Soyer de yer alır.

      Köşklüçiftlik ilkokulunda eğitimine başlayan Veysi Soyer, başarılı bir öğrencidir. Sanat dallarına ilgisi, o yıllardan göze çarpan Veysi Soyer, ilkokulun ardından 1963 yılından itibaren orta eğitimi için İngiliz Koleji’ne geçer. Paylaşımların daha çok olduğu ancak zorlukların da her geçen gün arttığı bu dönemin Kıbrıs’ını biraz da özlemle anımsıyor Veysi Soyer.

     İngiliz Kolejinde, bugünün tanıdık simalarıyla aynı sıraları paylaşan Veysi Soyer’in sınıf  arkadaşları arasında Metin Şadi, Suat Günsel ve Kutlay Erk seçiliyor fotoğraf kareleri arasından. Fotoğrafçılığı bir yaşam biçimi olarak benimseyen Veysi Soyer’in yaşamında fotoğrafların yeri ayrı.

      1969 yılında İngiliz Koleji’nden mezun olan Veysi Soyer, bir yıl Orta Doğu Teknik Üniversitesi’nde sürdürdüğü eğitimin ardından, burslu olarak Beyrut Amerikan Üniversitesi Eczacılık Fakültesi’ne geçiş  yapar. Burslu olarak eczacılık eğitimi almaya başlayan Veysi Soyer, sanata eğilimli kişiliğiyle eczacılığı bütünleştirir. Tıp eğitiminin tamamlayıcı bir kolu olan eczacılığı kendine meslek edinen Veysi Soyer, Beyrut Amerikan Üniversitesi’nden 1976 yılında mezun olur ve Kıbrıs’a döner.

      1974 yılının ardından yeni bir yönetimin oluştuğu Kuzey Kıbrıs’ta serbest eczacı olarak çalışmaya başlayan Veysi Soyer, 15 Temmuz 1978’de İnci Hanım’la evlenir.  1979’da ilk oğulları Levent, 1983’te de küçük oğulları Deniz’in doğumunun ardından Veysi Soyer’in fotoğraf  sanatıyla ilgili çalışmaları artar. Özellikle 1989 yılından itibaren fotoğraf çalışmalarına ağırlık veren Veysi Soyer,  çeşitli alanlarda yaptığı çalışmalarıyla, kendini fotoğrafla bütünleştirmiş. 1994 yılında klasik fotoğrafi, 1996 yılında da “Titreşim” adını verdiği deneysel fotoğrafi çalışmalarından oluşan 2 kişisel sergi açan sanatçı, 1997 ve 2000 yıllarında da Milli Eğitim Bakanlığı’nın düzenlediği sergilerde devlet ödülüne layık görülmüş. Her konuyu fotoğraflayabileceğini ve hiçbir şekilde de çelişki yaşamadığını vurgulayan Veysi Soyer, sanatın insanlığın ortak dili olduğuna dikkat çekiyor. Fotoğraf sanatında çalışılacak konuda yaratılacak empatinin önemini anlatan sanatçı, bilginin her alanda olduğu gibi fotoğraf sanatında da vazgeçilmez olduğunu anlatıyor. Turizm ve Çevre Bakanlığı’nın düzenlediği “turizm” konulu yarışmalarda 3 ödülü bulunan sanatçı, KKTC ve Türkiye’de 9 ödüle sahip.

      Fotoğraf sanatındaki en büyük uğraşısının, en güzel kareyi yakalamak olduğunu söyleyen Veysi Soyer, fotoğrafçılığın bir paylaşım sanatı olduğunu da vurguluyor. Yaşam felsefesinde hoşgörünün önemli olduğunu belirten Veysi Soyer,  insanı sevdiğini ve başarının  mutluluğun ışığını karelere aktarmak olarak tanımlıyor.

       Geçmişin ve mitolojinin yarattığı öykülere göz atıldığında, yaşanmışlıkların dikkat çektiğini ifade eden Veysi Soyer, insanın kendisini mitoloji, felsefe ve sanat üçgeninin içinde bulabileceğini anlatıyor. Kıbrıs’ın da zengin bir tarihi dokuya sahip olduğunu ve fotoğraf sanatına gönül verenler için uygun bir zemin oluşturduğunu ifade eden Veysi Soyer, geleceğin de ancak geçmişi bilmekle kurulabileceğini vurguluyor.

       Kuzey Kıbrıs’ın başarılı fotoğraf sanatçıları arasında yer alan Veysi Soyer, 2001 yılında UNESCO tarafından tanınan Uluslararası Fotoğraf Sanatı Federasyonu tarafından, dünyaca kabul gören AFIAP ünvanına layık görüldü. Çeşitli sanatsal etkinliklerde bildiriler sunan, dia gösterileri yapan sanatçı, çeşitli dergilerde yayınlanan makaleleriyle yazın dünyasına da adım attı. Birçok deneme yazılarına imza atan sanatçı, sanatın bir bütün olduğunu vurguluyor. Birçok fotoğrafı Turizm Dairesi tarafından poster , broşür ve takvimlerde kullanılan Veysi Soyer, halkın başarılı çalışmaları hemen algıladığını ve bunun takdirle karşıladığını söylüyor.  

      Yaşamın kelimelerle anlatılamayacağını, fotoğraf kareleriyle ve sanatla bunun tamamlanması gerektiği düşüncesinde olan Veysi Soyer, anlık karelere sığdırdığı yaşamlarla doyumsuz güzellikler yaratanlardan. Yaşamı, sanata dönüştürmeyi başaran ustalardan.

        Akdeniz’in bembeyaz köpüklerinden doğan Afrodit’in adasında yaşanan beyaz bir öyküdür Kıbrıs’ın tarihi. Beyazdan sarıya, sarıdan kırmızıya, kırmızıdan yeşile, gökkuşağını yaratan bir renk cümbüşü, bir mitoloji ve tarih eseridir. Basılan her santimetre karede, altından geçilen her kemer kapıda bir  öykü vardır. Pek çok kültürün buluştuğu, en ince figürleriyle, inanılmaz ritimlerde, sizi başka diyarlara götüren, gözalıcı bir  uyumdur yaşanan. Pencerelerinde sardunyalar, cemileler, kapılarında yaseminlerle yaşanan, herkesi sınırsız bir hoşgörüyle bağrına basan uçsuz bucaksız bir mavidir Kıbrıs. Cumbalı evlerinde yaşananlar yabansı olsa da adalı olmaya mahkumdur. Adalı olmayı resmeden, buram buram nostalji kokan ve her yaşanan anı kare kare hayata aktaran, usta bir fotoğraf ustasının Veysi Soyer’in film şeritlerinde Kıbrıslı olabilme gerçeğidir yaşanan.

Ana Sayfa