Refia Ar
ı
3
Çal
ışkan öğrenci kimliğini üniversitede de koruyan Refia Hanım, başarılı bir öğrenci olur. Dersleri yanında arkadaşlıklarına da çok önem veren Refia Kamil’in geniş bir arkadaş çevresi vardır. Yurtta kalan Refia, kolejde olduğu gibi üniversitede de, gezilerin ve sosyal faaliyetlerin aranan elemanlarından olur. Eğitimine Kıbrıs’ta devam eden Engin Arı ile arkadaşlığını hiç koparmayan Refia Hanım, gelecekteki yolunu Engin Bey’le birlikte çizer.1984 y
ılında ODTÜ’den mezun olarak Kıbrıs’a dönen Refia Kamil, 8 Eylül 1984’te Engin Arı ile evlenir. Uzun yılların arkadaşlığını evliliğe dönüştüren Refia Hanım ile Engin Arı, yeni bir hayata başlarlar. Aynı yılın Ekim ayında, Enformasyon Dairesi’nde çalışmaya başlayan Refia Arı, 2 yıl boyunca bu görevini sürdürür. 1986’da bir görev değişikliğiyle Başbakanlık Basın ve Halkla İlişkiler Bölümü’nde çalışmaya başlayan Refia Arı, emekli olana dek bu görevde kalır.Yeni görevinde Ba
şbakanlığın basınla olan ilişkilerini yürüten elemanlardan biri olan Refia Arı, 3 Temmuz 1990 yılında, ilk oğlu Anıl’ı dünyaya getirir. Hem anneliği hem işini başarıyla yürüten Refia Hanım, 30 Ocak 1995 yılında da ikinci oğlu Orhan’ı dünyaya getirir. Ancak aileye yeni katılan bebek, herkesin yaşamını değiştirir. Çünkü Orhan, down sendromlu olarak doğmuştur. Kesin tanı için İstanbul ve Londra’ya giden aile, down sendromu ile yaşamayı öğrenecektir. İngiltere’de Orhan’a check-up yaptıran aile, hareket zorluğu çeken bebeğe hemen fizik tedavi başlatır. Çocuklarının sağlığı için Kıbrıs’tan ayrılmayı dahi düşünen ikili, doktorların tavsiyesi üzerine bu fikirlerinden vazgeçerler. Çünkü Kıbrıs’taki aile yapısı, doğal güzellikler ve rahat yaşam, Orhan bebek için, daha avantajlıdır. Oğlu Orhan’ın sağlığı ve bakımı için, Refia Arı, 1995 yılında, erken emeklilik hakkından faydalanarak, emekli olur ve farklı bir yaşama başlar. Artık Refia Hanım, zamanının çoğunu oğlu Orhan ile geçirecektir. İngiltere’deyken Down Sendromlular Derneği ile temasa geçen Refia Arı, down sendromlu çocukların neye gereksinimi olduğunu ve hangi şartlarda nasıl bir eğitim almaları gerektiğini öğrenir. Öncelikle ailenin bu rahatsızlığı kabullenmesi ve bu konuda eğitilmesi gerektiğini vurgulayan Refia Arı ve eşi bunu göğüslemeye hazırdır. Refia Hanım, 4 yıl boyunca uğraş vererek, yürümez denilen oğlunu yürütmeyi başarır. Bıkmadan büyük bir azimle, çeşitli uzmanlar ve doktorlarla oğlunun eğitimi için uğraş veren Refia Arı, bugün 9 yaşına gelen oğlunun büyük gelişim gösterdiğini anlatıyor. Mutlu bir ailede, sevgiyle büyüyen Orhan, gelişime ve tedaviye olumlu yanıt verir.O
ğluyla birlikte bu hastalığı tanıyan Refia Arı, 1999 yılında özel eğitime muhtaç çocuklara sahip olan ailelerle biraraya gelerek Özel Eğitime Muhtaç Çocuklar Derneği’nin kuruluşuna katkı koyar. Büyük çabalar ve özverilerle oluşturulan dernekte, aileleri birarada tutmayı ve çocuklarla birlikte ailelerin eğitimine de katkı koymayı hedefleyen çeşitli çalışmalar organize edilir.Ülkemizdeki özel e
ğitime muhtaç çocuklar için yapılanların yetersizliği karşısında hem bu alanda çalışan eğitmenler hem de velilerin çabaları sonucunda, 90’lı yıllardan itibaren yavaş da olsa devletin ilgisi çekilir. Refia Arı, 2002 yılında dağılma tehlikesi yaşayan derneği kurtarmak için dernek üyesi bazı velilerle birlikte hareket eder ve dernek başkanlığını üstlenmek durumunda kalır. Başkan olduktan sonra bu alanda daha çok faaliyet göstermeye başlayan Refia Hanım ve arkadaşları ilk iş olarak derneğin adını Özel Eğitim Derneği olarak değiştirirler.Derne
ğin ve eğitmenlerin yoğun çalışmaları sonucunda 1993 yılında Doğan Ahmet ve Şehit Ertuğrul İlkokulu’nda başlatılan, kaynaştırma sınıfları uygulaması ile özel eğitime muhtaç çocuklar ile diğer çocuklar biraraya getirilir. Uygulamanın başarılı olması sonucunda 1995 yılında Hisarüstü Özel Eğitim Merkezi ve Anaokulu faaliyete geçirilir.Refia Ar
ı, kendi oğlu için giriştiği bu mücadele içinde diğer ailelerle biraraya gelerek başarılı adımlar atar. Çocuklar yanında ailelerin de eğitilmesi üzerinde duran dernek, ailelerin de yaşanan sürece uyum sağlaması ve olayı kabullenmesinde büyük rol oynuyor. Refia Arı, 8 Mart 2003’te, özel eğitime muhtaç çocuklar konusunda yaptığı çalışmalar ve göstermiş olduğu duyarlılık ve özveri nedeniyle, Doğu Akdeniz Üniversitesi Kadın Araştırmaları ve Eğitim Merkezi tarafından ‘Yılın Başarılı Kadını’ ödülüne layık görülür. ‘Farklı şanslarla başlarız yaşama, kimileri koşuya katılamaz, elinden tutulursa yürünülebilir belki’ diyen Refia Hanım, engelli çocukların topluma ve yaşama kazandırılması konusunda yapılacak çok işler olduğunu ve bunlar için bıkmadan uğraşacaklarını anlatıyor.Tünelin ucunda görünen küçücük
ışığın umuduyla ve azimle yola çıkanların öykülerinden birini yaşayan Refia Arı, inançla herşeyin başarılacağının en güzel kanıtı. 9 yılda atılan büyük adımlarla, hergeçen gün daha güzel bir dünya yaratmış Refia Hanım oğlu Orhan’a ve diğer çocuklara. Sevgi ve kararlılıkla yürünen, umudun hiç tükenmediği, yaşamın tüm çıplaklığıyla gözler önüne serildiği bu özel dünyanın özel neferlerinden biri Refia Arı.Farkl
ı bir dünyaya adım attığınız hissini yaşasanız da ilk anda, kısa sürede yaşamın merkezinde olduğunuzu anlıyorsunuz, Hisarüstü Özel Eğitim Merkezi ve Anaokulu’na ilk girdiğinizde. Özel Eğitime Muhtaç çocuklarla diğer öğrencilerin birlikte eğitim aldığı bu anaokul, 1995 yılında faaliyete geçmiş. Okulun Sorumlusu Hediye Eğitmen, bu işe hayatını vermiş, özel eğitim hocalarından biri. Yıllarca okul sorunu yaşayan, bu özel çocuklar ve aileleriyle birlikte mücadele veren Hediye Hanım, Eğitim ve Sağlık Bakanlığı’nın işbirliğiyle bu okulun açıldığını ancak bu okulların sayısının artırılması gerektiğini vurguluyor.Görme, zihinsel, i
şitme ve çeşitli engelli gruplarından 21 öğrenci ile civar bölgelerden gelen öğrencilerin eğitim aldığı bu okulda, özel eğitimle birlikte, kaynaştırma programları kapsamında normal eğitim de veriliyor. Engelli çocukların ailelerinin de desteği ile sürdürülen bu eğitimlerle, engelli çocuklar toplumda yaşamını sürdürebilme becerisine sahip kılınmaya çalışılıyor. Sağlıkla eğitimin birlikte verildiği bu okulda, kontrolsüz otistik çocuklar da özel eğitimle geliştiriliyor.Kayna
ştırma programlarının engelli çocuklar üzerinde çok faydalı olduğunu anlatan Hediye Hanım, bu eğitimin ada geneline yaygınlaştırılması gerektiği üzerinde duruyor. Öğretmenlerin de öğrencilerin de sınırlı imkanlarla, özveriyle bulunduğu bu okul, Kuzey Kıbrıs’ta bulunan yaklaşık 200 engelli çocuk için yetersiz. Tüm imkanlar seferber edilerek kurulan bu okul, bir ilk olsa da dünya standartlarının çok altında.Engelli çocu
ğa sahip ailelerin eğitimle ve gelecekle ilgili endişeler yaşadığı ülkemizde, özel eğitime muhtaç çocuklar için yasalar ve imkanlar yetersiz. Özel Eğitim Derneği Başkanı Refia Arı, Özel Eğitim Yasası’nın biran önce hayata geçirilmesi gerektiğine dikkat çekerek, bu alanda yapılması gerekenleri sıralıyor. Engellilerin tamamının henüz resmi bir kaydının bile olmadığını anlatan Refia Hanım, engellilerin sağlık ve eğitim konusunda yasal haklara sahip olması gerektiğini vurguluyor. Kesintisiz özel eğitimin önemine dikkat çeken Refia Hanım, yaz döneminin gelişi ile bu konuda sıkıntı yaşanacağını belirtiyor. Bir kısım engelli çocuğun eğitim şansını yakaladığını ancak tamamına bu hizmetin verilemediğini anlatan Refia Arı, 18 yaş üstü engellilerin de rehabilitesi için yasal düzenlemelere ihtiyaç duyulduğuna dikkat çekiyor.Özel e
ğitime muhtaç çocukların topluma kazandırılması için sadece ailelerin değil, devletin ve halkın da daha duyarlı olmasına ihtiyaç var. Toplumsal bir gerçek olarak kabul edilmesi gereken bu alanda, maddi ve manevi desteğe ihtiyaç duyulduğu bir gerçek. Yaşanabilir, bugünden daha güzel bir dünya için herkesin sevgiyle atacağı küçük bir adım olmalı.