Neriman Cahit

Kıbrıs Türk kadınının başarılı temsilcilerinden, güçlü kalemlerinden biridir Neriman Cahit. 1937 yılında Kırnı’da doğan Neriman Cahit, 3 kızkardeşin en büyüğüdür. Anne Ulviye Hanım ile baba Hüseyin Cahit, çocukları için en iyiyi hedefler hep. Ataerkil bir ailede büyüyen Neriman, kendi fırtınalarını kendi içinde yaşar hep. İlkokul çağına geldiğinde, Kırnı ilkokuluna başlar. 3 yıl boyunca köy okuluna giden Neriman, ‘kızları daha iyi okusun diye’ babasının Lefkoşa’ya yerleşme kararı ile kendini Lefkoşa’da bulur.

O günden sonra Lefkoşa, yaşamının bir parçası olur Neriman Cahit’in. ‘Beyaz ekmek ve helva getirilen şeher’ olan Lefkoşa’da Atatürk ilkokuluna devam eder Neriman. Şeherli çocuklar arasında kendini çok yabancı hisseden Neriman, onlara kendini kabul ettirmek için epey uğraşır. Kendisi için hep bir savaş olan yaşamda başarılı olabilmek için, hayata tutunmak için okumaya karar verir Neriman. İlkokul 5’ten itibaren hissettiklerini yazıya dökmeye başlayan Neriman, okulda arkadaşlarının sözlüklerini kullanabilmek için, onların kompozisyonlarını da yazmaya başlar. Ortaeğitimi için Viktorya Kız Lisesi’ne devam eden Neriman, edebiyata düşkün bir öğrenci olur. Çok sevdiği felsefe hocası sayesinde, anlamasa da bütün klasikleri daha lise sıralarındayken okur. Lise yıllarında daha bilinçli yazılar yazmaya başlayan Neriman, o güne kadar sessiz bir kızken, 17 yaşından sonra sürekli konuşmaya başlar. Yılların suskunluğunu yoketmek ister gibi.

Kız lisesinin ardından, öğretmen olmak için Öğretmen Koleji’ne devam eder Neriman Cahit. İngiliz döneminin yaşandığı bu günlerde, ‘Yaşa Kraliçem’ marşını hep ‘Yaşa Kemalim’ diyerek, İngiliz müstemlekesine tepkisini ortaya koyar. Türk-Rum çatışmalarının yaşanmaya başladığı bu dönemde, 1957’de, karma okudukları bu okuldan ayrılan Neriman Cahit ve diğer öğrenciler, Türk tarafında açılan Koleje geçerler. 2 yıllık bir okul olan Öğretmen Kolejini bitiren Neriman Cahit, ilk görev yeri olarak, Klavya köyüne gider. 33 yıllık öğretmenliği süresince, ülkenin en uç köylerinde öğretmenlik yapan Neriman Cahit, ‘muhalif olduğum için sürgüne gönderilir gibiydim hep’ diyor. Öğretmenliği sırasında, Kıbrıs Türk Öğretmenler Sendikasının en heyecanlı sendikacılarından olan Neriman Cahit, 1960’lardan itibaren basının, edebiyatın, sendikacılığın ve kadın haklarının savunucularından oldu.

Köy köy dolaşırken Kıbrıs Türk kadınının yaşamının yakın tanığı olan Neriman Cahit, kadınların içinde bulunduğu durumu dile getirmeye çalıştı. Kadının ve kendinin yaşam savaşını bazen dizelere bazen yazılara döken Neriman Cahit, insana olan sevgisini dile getirdi. 60’lı yıllarda yazdıklarını yayınlamaya başlayan Neriman Cahit, memura getirilen yasaklar ve ailevi yasaklar yüzünden bir dönem takma erkek ismiyle yazılar yazar. Bu isimlerle adına dava bile açılan Neriman Cahit, tüm zorluklara rağmen yazmaktan asla vazgeçmez. Yaşam savaşının içinde oğlu İbrahim ile kızı Alev’i de büyüten Neriman Hocanım, insanın bilinçlendikçe varolduğunu ifade ediyor. Köylerde insanı ve kadını tanıdığını vurgulayan Neriman Cahit, yaşama tutunmak için sürekli yazıyordu. Tepkilerini, hüzünlerini, mutluluklarını, kısaca herşeyi yazan Neriman Cahit, hayatı boyunca kavga, sevda ve şiirin hiç peşini bırakmadığını anlatıyor. Tam bir misyoner gibi, sorumluluklarını bilerek adanın dört bir tarafında öğretmenlik yapan Neriman Hocanım, tam 33 yılın sonunda, 1991 yılında, Şehit Ertuğrul İlkokulu’nda görev yaparken, emekliye ayrılır.

Eğitim dünyasının ardından, basın dünyasına hizmet vermeye başlayan Neriman Cahit, gazetelerde köşe yazarlığı ve sanat sayfaları yapmaya başlar. Kadın ağırlıklı yazıları dikkat çeken Neriman Cahit, röportajlarıyla insanımızı anlatır. Şiirlerini ve yazılarını, zaman içinde kitaplaştıran Neriman Cahit, kalemiyle harikalar yaratır.

Çocukluğundan bu yana yaşamının büyük bölümünü geçirdiği Lefkoşa, Neriman Cahit için bir tutku. Lefkoşa’nın bölünmüşlüğünün kendisine acı verdiğini söyleyen Neriman Cahit, kentlerin insanların yaşamında önemli olduğunu vurguluyor. Lefkoşa’nın yıllardır soluk alamadığını bunun insanları da mutsuz ettiğini anlatan Neriman Cahit, Kıbrıs kültürünün yaşatılması gerektiğine inananlardan. Kıbrıslıların gökkuşağının 8. rengini ruhlarında taşıdıklarını ve bu kültürün dünyayı büyüleyeceğine, buna sahip çıkılması gerektiğini anlatan Neriman Cahit, özgürlüğün insana yakışan bir olgu olduğunu ifade ediyor.

Yaşamın ancak umutla varolabileceğini ifade eden Neriman Cahit, umutlarıyla ve güçlü kalemiyle, Lefkoşa’ya ve Kıbrıslılara borcunu ödeme hazırlığında.

Neriman Cahit, 40 yılı aşkın bir süredir içinde bulunduğu edebiyat dünyasında, 11 esere imza atmış. Şiirlerini Sıkıntıya Vurulan Düğüm, Ayseferi, Anasu, araştırmalarını, KTÖS Mücadele Tarihi, Çocuklarımız ve Cinsellik, Eski Lefkoşa Kahveleri ve Kahve Kültürü, gezi yazılarını, Yoluna Buyruk, biyografileri, Ziya Rızkı, Ölümüne Bir Yolculuktu, kadın konusundaki yazılarını da Konu:Kadın ve Güldamlası isimli kitaplarda toplayan Neriman Cahit, röportajlardan oluşturduğu İkinci Hamur isimli eserini okuyucularına sunmaya hazırlanıyor.

Yıllardır sürdürdüğü başarılı çalışmaları, Neriman Cahit’e ulusal ve uluslararası 15 ödül kazandırmış. Türkiye’den, ‘Nokta Doruktakiler-1992’, ‘Hümanist Enternasyonal’ ve Cambridge Uluslararası Biyografi Merkezi’nin ‘Ömür Boyu Başarı Ödülü’ne layık bulunan Neriman Cahit, usta kalemiyle daha pek çok ödül kazanmaya aday.

Kadın Araştırmaları Merkezi, kurucu üyelerinden olan Neriman Cahit, Kıbrıs Türk ve Rum toplumları arasında 1990 yılında başlatılan, iki toplumlu uzlaşmazlıkların çözümü çalışmalarını başlatan 10 kişi arasında yeralır. Halen devam eden bu çalışmaların aktif elemanı olan Neriman Cahit, Kıbrıslıların umutsuz olma gibi bir lüksü bulunmadığına ve güzel günlerin çok yakın olduğuna inanç belirtiyor.

Ana Sayfa