Gazi Yüksel
K
K
ıbrıs’ta zor şartların yaşandığı dönemlerde 1967 yılında baba Halit Bey, daha iyi bir yaşam umuduyla, ailesini alarak yıllar önce Mersin’e göç eden anne babasının yanına gider. Tam bilincine varamasa da çocukluğunun eski Lefkoşası ve tatillerde ziyaret edilen Kıbrıs, Gazi’nin gönlünde yereder. 1969 yılında Mersin Gazipaşa ilkokulunda eğitime başlayan Gazi, çalışkan ve başarılı bir öğrenci olur. Ancak Türkiyeli arkadaşlarının, Kıbrıslı olduğu için dalga geçmeleri Gaziyi hep rahatsız eder. Türkiye’deki eğitim sayesinde çok güzel Türkçeye sahip olan Gazi, çocukluğunu Mersin’de geçirir.1974 Haziran
ı sonunda ailesiyle birlikte Kıbrıs’a geri dönüş yapar Gazi. 20 Temmuzun sıcak savaş günlerini de yaşar. 74 sonrasında, Kıbrıs’taki yeni yaşama ayak uydurur Gazi ve ailesi. 1974 Eylül’ünde Şehit Hüseyin Ruso Ortaokulu’na başlayan Gazi, yıllar önce Türkiye’de yaşadıklarını Kıbrıs’ta tekrar yaşar. Bu sefer de Kıbrıslılar, ‘karasakal’ diye dalga geçerler Gazi’yle. Bu olaylar üzerine psikolojisi bozulan Gazi’nin derslerinde de sorun yaşanır. Yıllarca ‘ben kimim’ diye kendi kendini sorgulayan Gazi, liseye dek pasif ve çekingen kalır. İlkokuldaki çalışkan öğrencinin yerine, değişik eğitim sisteminin sonucu olarak özellikle modern matematik ve ingilizcede başarısız bir öğrenci ortaya çıkar.Lise için Haydarpa
şa Ticaret Lisesi’ne devam eden Gazi Yüksel, bu dönemde bambaşka bir öğrenci olur. Geçen zaman içinde kendine güvenini kazanan Gazi, yeni bir başlangıç yapar. Okulunun en sosyal öğrencilerinden biri olan Gazi Yüksel, şiirden müziğe pek çok alanda faaliyet gösterir.Ortaokulun aksine lisede popüler ve aktif bir Gazi Yüksel kimliği ortaya çıkar. 1980 yılında liseden mezun olan Gazi Yüksel, Türkiye’de yaşanan siyasi karışıklıklardan dolayı üniversiteye gitmez. Öğrenciliğin ardından vatani görevi için askerliğe başlayan Gazi Yüksel, 8 ½ ayın ardından sürekli geçirdiği mide kanamaları yüzünden askerlikten zorunlu olarak ayrılır.Askerlikten sonra, gerçek ya
şama başlayan Gazi Yüksel, bir meslek edinmek amacıyla fotoğrafcı yanında işe başlar.Fotoğrafçılıkta geçirdiği 3 ayın ardından, Birlik gazetesinde dizgici olarak işe başlar Gazi Yüksel.Ticaret lisesi mezunu olarak 10 parmak daktilo yazan Gazi, dizgiciliği yapamayacağını anlayınca, Raif Örtunç’un teşvikiyle, spor fotoğrafçılığına başlar. Fotoğrafçılığı seven ve bu alanda kendini geliştiren Gazi Yüksel, 1982’de Halkın Sesi’ne foto-muhabiri olarak gider. Fotoğrafçılık yanında pikaj montajı da öğrenen Gazi Yüksel, tecrübelerinin sonunda fotoğrafçı olarak çalışmaya karar verir.Foto
ğrafçılığı kendine meslek edinen Gazi Yüksel, sürekli araştırarak kendini geliştirmeye çalışır. Fotoğrafçılıkta vizyonunu geliştirmeyi İstanbul’dan gelen Erol Öney’e borçlu olduğunu anlatan Gazi Yüksel, klasik çekimlerin dışında farklı fotoğraf çekimleri yapan Öney’den etkilenir. 1985 yılında devletin haber ajansı olan Türk Ajansı Kıbrıs’a geçerek orda çalışmaya başlayan Gazi Yüksel, yaşamında yeni bir sayfa açar. 1985 yılında öğretmen Gülin Alptekin ile nişanlanan Gazi Yüksel, 1986’da evliler kervanına katılır. Mesleğinde yeni deneyimler yaşamaya başlayan Gazi Yüksel’in evinde de yeni bireyler başlar yaşama. 1987 yılında kızı İlter, 1992 yılında da oğlu Tuncay dünyaya gelir Gazi Yüksel’in.Bas
ın dünyasının duayenlerinden ve TAK müdürü olan Kemal Aşık’ın teklifi ile ajansta çalışmaya başlayan Gazi Yüksel, özel sektörden farklı olarak geniş imkanlara sahip TAK ajansında çalışmaktan mutlu olur. Bir fotoğrafçı olarak isteyebileceği en önemli şeylerden biri olan geniş bir laboratuvara sahip olan Gazi Yüksel, bu laboratuvarda çeşitli fotoğraflar tekniklerini deneme şansına sahip olur. Bilimsel anlamda kendini bu alanda geliştirmek için sürekli okuyan ve araştırmalar yapan Gazi Yüksel, 1987 yılında 1. kişisel fotoğraf sergisi olan ‘spor fotoğrafları sergisi’ni açar.1991 y
ılında Foto Muhabirleri Derneği’ni kuran Gazi Yüksel, derneğin başkanlığına getirilir. Halen başkanlık görevini yürüten Gazi Yüksel, 1995 yılında da Kıbrıs fotoğrafçılık tarihini inceleyen ‘Fotoğraf Vitrinimiz’ adlı ilk kitabını yayınlar.Foto
ğrafçılıkta kendini geliştiren bu alanda başarılı bir isim edinen Gazi Yüksel, 1991 yılında Yakın Doğu Üniversitesi’nde part time olarak fotoğrafçılık dersleri vermeye başlar.2001’de, y
ıllarını verdiği Türk Ajansı Kıbrıs’tan emekli olarak ayrılan Gazi Yüksel, fotoğrafçılıkla ilgisini kesmez. Yakın Doğu Üniversitesi’nde full time olarak çalışmaya başlayan Gazi Yüksel, 20 yıl emek verdiği fotoğrafçılığı, kendinde olan bilgi birikimini faydalanabileceklere aktarmaya başlar. 1985-2000 yılları arasında 2’si Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Milli Eğitim ve Kültür Bakanlığı Devlet Fotoğraf Yarışması’ndan olmak üzere, ulusal gazetecilik başarı yarışmalarından, KKTC, Türkiye ve Çekoslovakya’daki fotoğraf yarışmalarından toplam 32 ödül kazanan Gazi Yüksel, kırılması güç bir rekora imza atmış olur.Bir meslek edinmek amac
ıyla başladığı fotoğrafçılıkta mesleğinin zirvesine çıkmayı başaran Gazi Yüksel, pek çok başarıya imza attığı bu alanda her dönemde yeni arayışlar peşinde. Bitmek bilmeyen devinimlerle, üçüncü gözüyle, farklı görüntüler yaratan ve farklı mesajlar veren Gazi Yüksel, fotoğraf karelerini sanata dönüştürmeyi başarmış.Spor çekimleriyle ba
şladığı fotoğrafçılık öyküsünde, her yeni günde kendini aşmayı başaran usta bir foto muhabiri Gazi Yüksel. 1987 yılından bu yana izleyicilerine aktardığı değişik tarzda çalıştığı fotoğraflarıyla, Kıbrıs fotoğraf sanatına büyük katkılar koyan Gazi Yüksel, bugüne kadar 6 kişisel fotoğraf sergisine imza atmış. Ülkemizde ve Türkiye’de çeşitli karma sergilere de katkı koyan Gazi Yüksel, yaşamı karelere sığdırmayı başarmış. Spor dalında başladığı fotoğrafçılıkta, çeşitli baskı teknikleriyle harikalar yaratan Gazi Yüksel, önceleri sessiz, konuşmayan fotoğraflarıyla dikkat çeker. Ancak zaman içinde edindiği tecrübelerle, fotoğraflarını konuşturmaya karar veren Gazi Yüksel, değişik bir tarz yaratmış.K
ıbrıs’ı anlatan çalışmalarıyla dikkat çeken Gazi Yüksel, Kıbrıs fotoğraf sanatını gelecek nesillere aktarmak için fotoğrafçılık ve fotoğraf sanatımıza dair 3 kitaba imza atar. Fotoğraf Vitrinimiz, Fotoğraf Kültürümüz ve Basın Fotoğrafçılığının Sırları isimli kitaplarıyla araştırmacılık yanında üniversite hocalığı da yaparak, bilgi birikimini genç nesillere aktarmaya başlar Gazi Yüksel.Foto
ğrafla başlayan öykü önceleri karelere, sonraları slayt gösterisine dönüşür. Gazi Yüksel’in kişisel sergilerinde göze çarpan, değişik fotoğrafçılık teknikleriyle yaptığı çalışmalar olur. Fotoğraflarda sadece gözlemsel deneyimler değil, Gazi Yüksel’in iç dünyasının zenginliği de göze çarpar.Gazi Yüksel’in meslekteki deneyimlerine paralel olarak, foto
ğraf çalışmaları da değişime ve gelişime uğrar. Genelde Kıbrıs’ı özelde Lefkoşa’yı anlatan ve yorumlayan fotoğraflar dökülür karelerden. Fotoğraflar slay gösterileriyle zenginlik kazanır’Lefkoşa’nın İki Yüzü’nde.Be
şikten Mezara Yemeni ile hayat bulan Kıbrıs Türk kızının öyküsünü fotoğraflarla dile getiren Gazi Yüksel, Kıbrıs Türk kültürünü canlandırır kareleriyle. Allı morlu Kıbrıs yemenileri doğumdan ölüme, vazgeçilmez bir türküdür Kıbrıslı için.Akdeniz’in ortas
ındaki bu küçücük adada yaşananlar, yüzyıllar boyunca tarihe konu olmuş. Kıbrıs insanının ödün vermez direnciyle adasına ve kültürüne sahip çıkarak, kimliğini koruması kameralarla, karelerle duyurulmuş dünyaya. Gazi Yüksel’in son dönem çalışması olan ‘Barış Kavgası’ da Kıbrıs’ın bitmeyen barış kavgalarını anlatıyor. Romalılardan Lüzinyanlara Osmanlıdan İngilize her devirde farklı kültürlerle yıkanan Kıbrıslıların kendi öz benliklerine kavuşma çabalarını dile getirmiş Gazi Yüksel.Foto
ğraf tekniklerini, yaşadıklarını, gözlemlediklerini ve en önemlisi düşleriyle düşüncelerini yansıttığı fotoğraflarında, dünü bugüne, bugünü de yarına bağlamaya çalışan Gazi Yüksel, başarılı çalışmalara imza atmış. Üçüncü bir gözle bakıldığında insana dair farklı duyumsamaların algılandığı, yeni bir dünyanın gözler önüne serildiği fotoğraf dünyasının usta bir çalışanı Gazi Yüksel.