Ay
şen Dağlı
Alt
Orta e
ğitim için Şehit Hüseyin Ruso Ortaokulu’na başlayan Ayşen, yine müsamerelerin aranan elemanı olur. Orta 2’ye geldiğinde, içine kapanık kişiliğini aşan Ayşen, okulun gözde öğrencilerinden biri olur. Tiyatrodan müziğe kadar herşeyin içinde olan Ayşen, tüm derslerinde de başarılı bir öğrencidir. Lise için Lefkoşa Türk Lisesi’ne geçen Ayşen, yine tüm sanatsal faaliyetin içindedir. Edebiyat ve sanata olan yatkınlığı dikkat çekici noktada olan Ayşen, şiir ve kompozisyon yarışmalarının ödüllü öğrencisidir. Derslerindeki başarılarıyla, okulun aytışma ve yarışma ekipleri içinde yeralan Ayşen’in çocukluğundaki sessiz yapısı tamamen ortadan kalkar. Edebiyata ve tiyatroya gönül veren bir öğrenci olan Ayşen, üniversite eğitimi için yurtdışını hedefler.Ancak 1980 y
ılında liseden mezun olan Ayşen için, Türkiye’de eğitim hayal olur. 1980 darbesinin yaşandığı Türkiye’ye gitmesine ailesi izin vermez. Okumayı kendine amaç edinmiş olan Ayşen için tek seçenek kalır o da Gazimağusa’da yeni açılan Yüksek Teknoloji Enstitüsü’ne gitmek. Ama yeni açılan bir fakülte olan Yüksek Teknoloji Enstitüsü’nde, ayşen’in tercih edebileceği çok fazla bölüm yoktur. Ailesinin baskısıyla İnşaat Mühendisliği Bölümüne giren Ayşen Karagözlü, mühendislik eğitimi almaya başlar. Yabancı dille eğitim almaya başlayan Ayşen Karagözlü, hem dil sorunu hem de aile baskısıyla girdiği okulunda vasat bir öğrenci olur. Yıllarca çizdiği parlak öğrenci profilini üniversitede yakalayamaz Ayşen Karagözlü. Okulun ilk yılında ilerde eşi olacak Pınar Dağlı ile kesişen yolları, yeni bir başlangıç olur Ayşen Hanım için.Fakültenin ilk y
ıllarında başlayan arkadaşlıklarını 1982 yılında nişanlanarak resmileştirir Ayşen Hanım ile Pınar Dağlı. Öğrenciliğini nişanlısı ile birlikte sürdüren Ayşen Hanım, inşaat mühendisi olmayı düşünmese de eğitimine devam eder. Fakültenin 3. sınıfında 1984 yılında Ayşen Hanım ile Pınar Bey evlenirler. Evliliğin ardından hemen hamile kalan Ayşen Hanım, üniversite son sınıfta hem öğrenci hem anne olur. 1985 yılında dünyaya getirdiği kızı İlke ile 1990 yılında doğurduğu oğlu İnal, yaşamının vazgeçilmezleri olur.1986 y
ılında İnşaat Mühendisi olarak Yüksek Teknoloji Enstitüsü’nden mezun olur Ayşen Dağlı. Kızının varlığıyla yaşam bulan Ayşen Hanım, inşaat mühendisliği yapmayı düşünmez hiç. Uzun bir süre kendini kızını büyütmeye adayan Ayşen Hanım, 1990’lı yılların başında şiirle tanışır. İnşaat mühendisliği bölümünde laboratuvar asistanlığı yapmaya başlayan Ayşen Dağlı, şiirle yolculuğunda Paradoks adlı bir oluşumun ardından Kıbrıs Sanat Derneği’nin oluşumunda da bulunur.Yüksek Teknoloji Enstitüsü’nden, Do
ğu Akdeniz Üniversitesi’ne dönüşen ve gittikçe genişleyen Kuzey Kıbrıs’ın ilk üniversitesinde muhasebeden, halkla ilişkiler memurluğuna kadar pek çok bölümde çalışan Ayşen Dağlı, gazetelerin sanat sayfalarında başlayan şiir yolculuğunda 1993 yılında ilk şiir kitabı olan Toprak ve Ben’i yayınlar. Şiirde yaşam bulan, yaşamda kabullenemediği gerçeklerle çatışırken, şiiri yakaladığı bir soluk olarak tanımlayan Ayşen Dağlı, inşaat mühendisliğini geride bırakarak, sözcük mühendisliğini seçer. Edebiyat dünyasını kendine daha yakın bulan Ayşen Hanım, 1998 yılında, İsmail Bozkurt’un teklifi ile Kıbrıs Araştırmaları Merkezi’nde görev alır. Bu merkezde görev almak Ayşen Hanım için bulunmaz fırsattır aslında. Kıbrıs kültürüyle haşır neşir olan ve kendini bilimsel bir ortamda bulan Ayşen Dağlı, özel çalışmalarına çok vakit ayıramasa da kendini geliştirir.Yaz
ın dünyasında kendine bir yer edinmeyi başaran Ayşen Hanım, Kıbrıs Balkanlar Avrasya Türk Edebiyatları Vakfı Kurucu ve Mütevelli Heyeti üyesi. Vakfın çalışmalarında aktif görevler üstlenerek İzmir, Çanakkale, Romanya ve Makedonya’da, uluslararası edebiyat sempozyumları ve şiir şölenlerine katılan Ayşen Dağlı, kendi dünyasını kendi yaratmış. Tüm çabası sanatçı aydın bir kimliğe ulaşmak olan Ayşen Dağlı, yaşamın kapılarını şiirle açmış. Yazmaya başladıktan sonra kendi gerçeğine ulaşan Ayşen Dağlı, üretmekle yaşamın birbirinden ayrılamayacağını vurguluyor. Şiirden masala, şarkı sözünden tiyatro oyununa kadar, edebiyatın pek çok alanında aktif olarak çalışan Ayşen Dağlı, masalların aslında büyükler için yaratıldığını anlatıyor. Sanatçı kimliği yanında iddialı bir anne olan Ayşen Dağlı, çocukları için gereken herşeyi yapmaya hazır.Sözcüklerden yeni bir dünya kuran ve her kitapla, her
şiirle de bunu yenileyen, zenginleştiren Ayşen Dağlı, ‘’kimliğimi zaman koyacak’’ diyerek, edebiyatın her dalının kendisi için ayrı bir dünya olduğunu vurguluyor.Dünyan
ın masala ihtiyacı olduğunu ve aslında masalların büyükler için yaratıldığına inanan Ayşen Dağlı, masalların mutlu sonla bitmesinden yana. Masallarını çocuklarla paylaşmaktan, onlara masal okumaktan mutlu olan Ayşen Dağlı, yazmaya başladığı dönemlerde kendi yarattığı etkinliklerle, eserlerini okuyucularına ulaştırmayı başarmış. Bugüne kadar üçü masal dördü şiir olmak üzere yedi kitabı yayınlanan yazar Ayşen Dağlı’nın duyguları mantığından önce geliyor. Kendi içindeki ben ile didişmekten ve kendi doğrularını yaratmaktan mutlu olan yazar, yaşama pozitif bakan güzel insanlardan. Toprak ve Ben, Ve Bonsai, Sihirli Kara Mantarlar ve Işık, Herşey Olacağa Varır Ülkesi, Vitamin İhtiyacı ve Sevgi, Mantık’ın Gülleri ve Karıncaları, O Desem isimli kitaplarını yazın dünyasına kazandıran sanatçı, kendi üslubunu ve kendi dilini bulma çabasında. Kendine özgü tarzıyla okunacağına inanan yazar Ayşen Dağlı, konularını gerçeklerle sevgiyle emekle oluşturuyor. Şiir ve masalın ardından, “Kabak Tadı” adında 2 perdelik traji komik tiyatro oyunu yazan Ayşen Dağlı, “Sobe” adlı şarkı sözüyle, İpek Kıranbay’ın bestesiyle katıldıkları TRT 2002 popüler çocuk şarkıları yarışmasında mansiyon ödülü alır. TRT çocuk korosu repertuarına girmeye hak kazanan eserinin yanında Ayşen Dağlı, Kıbrıs Türk toplumunun önderi Dr. Küçük için yazdığı ‘Sana Açar Çiçekler’ isimli bestelenmiş şiirin de sahibi. Dr. Arif Albayrak ve Azerbaycanlı Şef Kompozitör Faik Sudgeddinov’la ortak çalışmalara imza atan Ayşen Dağlı, ülkemizin başarılı sanatçıları arasında. Yayınlanmaya hazır, büyülü ve mitolojik motiflerle bezenmiş bir Kıbrıs masalıyla, okuyucularıyla buluşmaya hazırlanan yazar Ayşen Dağlı, güzel bir yaşam için masalların mutlu sonla bitmesini diliyor.