Vedia Barut

Yüzüne baktığınızda, bir yaşam geçer gözlerinizin önünden. Ama bu yaşam gözlerin sahibinin değil, bir şehrin, bir ülkenin tarihidir. Bu gözler Vedia Barut’un gözleridir. Vedia Barut, pek çok Kıbrıslı ve de özellikle Lefkoşalılar için başkentin simgesi olsa gerek.

14 Şubat 1919’da Lefkoşa’da doğan Vedia, 3 kızkardeşin ortancası. Selimiye Camisi Baş imamı olan baba Mehmet Recep Bey ile ev hanımı anne Emine Hanım’ın en haşarı kızı olan Vedia, kardeşleriyle çok uyumludur. Oldukça haşarı bir kız olan Vedia ile başedemeyen ailesi belki daha kontrollü olur diye 3 yaşında onu okula başlatır. Öğretmeni Nazif Hanım, biraz zorlansa da Vedia’yı okulda tutmayı başarır. Ayasofya İlkokulunda eğitimine devam eden Vedia, 9 yaşında keman dersleri almaya başlar. Çok güzel bir sese sahip olan Vedia hocaları tarafından hemen farkedilir. Müzikle de haşır neşir olduktan sonra, okulda düzenlenen bütün müsamerelerde rol alır Vedia.

Dayılarla, teyzelerle ve yeğenlerle birarada oldukça geniş bir ailede yaşayan Vedia çok rahat büyür. Özellikle dayısı Hasan Kemal Bey’in çeşitli sosyal faaliyetlerin içinde yer alması Vedia ve kızkardeşleri için bulunmaz bir fırsattır. Matbaa memuru olan dayı Hasan Kemal Bey, aynı zamanda izci başkanlığı yaparken, müzik ve tiyatro grubu ile de çeşitli gösterilere çıkıyordu. Mutaassıp Hoca Mehmet Recep Bey, çok sevdiği kayınbiraderine sonsuz bir güvenle kızlarını emanet eder ve onların güzelliklerle dolu bu sosyal hayatın içinde yer almalarına izin verirdi. Modern dünyanın sihirli kutusu televizyonun yer almadığı o günlerde en güzel eğlenceleri sahnede yaratırdı eğlence severler.

İmam olan baba Mehmet Recep Bey’e karşın annesi Emine Hanım’ın daha tutucu olduğunu anlatıyor Vedia Barut. 1920’li yılların Kıbrıs’ında özellikle kızların giyiminde daha hassastır anne Emine Hanım. Kızların yaramazlıklarından başı sıkıştıkça da onları babalarının yanına camiye gönderir. Din ve Allah sevgisi ile büyüyen Vedia, ilerleyen yılların tüm modernliğine karşın dinden hiç kopmaz. Namazını, orucunu hiç aksatmayan Vedia, Allah’a sarsılmaz bir inançla bağlı kalır.

Mehmet Bey ile Emine Hanım’ın uyumlu beraberliği çocuklarına mutlu ve rahat bir çocukluk yaşatır. Kıbrıs’ta yaşamın daha rahat olduğu bu dönemlerde, herkes mutludur.

7 yıl boyunca Nazım İleri isimli hocasından keman dersleri alan Vedia, ilkokulun ardından Viktorya Kız Lisesi’ne gider. Hırslı ve çalışkan bir öğrenci olan Vedia’nın en sevdiği ders fiziktir. Gelecekte eczacı olmayı kafasına koyan Vedia, derslerine dört elle sarılır. Her sınıfı derece ile tamamlayan Vedia, bu dönemlerde arkadaşları ile birlikte kurduğu amatör bir tiyatro grubu ile o zamanların meşhur olan oyunlarından Aşık Garip’i sahneye koyar. Müzikal bir oyun olan Aşık Garip’in şarkıları bugün bile aklında Vedia Hanım’ın.

Dayısı Hasan Bey, Kıbrıs’ın kültürel yaşamında etkin bir rol alması Vedia ve kızkardeşleri için de önemlidir. Zaman zaman ünlü konukların ağırlandığı evlerinden geçen unutulmaz konuklardan biri de Münir Nurettin Selçuk olur. Onuruna verilen çay partisine katılan Münir Nurettin Selçuk, yaz olmasına karşın evden çıkmadan boynunu eşarpla sıkıca bağlar. Bu görüntüye dayanamayan Vedia, Münir Nurettin’e neden eşarp bağladığını sorar. Ünlü sanatçı, bunun üzerine’’benim bütün sermayem sesimdir. Bu nedenle ona iyi bakmam gerek kızım’’ diye cevap verir.

Vedia, Viktorya Kız Lisesi’ni başarı ile bitirdikten sonra eczacılık hayalini gerçekleştiremez. Çünkü yasalar değişmiş ve Kıbrıs’ta hastanelerde verilen eczacılık eğitimi artık İngiltere tarafından kabul edilmemektedir. Çok üzülen Vedia’nın imdadına yine dayısı yetişir. Yeğeninin boş oturamayacak bir kız olduğunu düşünen dayısı Hasan Bey, eniştesini de ikna ederek Vedia’ya bir ticaretevi açılmasını sağlar.

1937 yılında Kıbrıs’ta ilk kez bir kadın ticaret hayatına atılır ve bu olay toplumda çeşitli tepkilere neden olur. Kadınların çalışmasına alışkın olmayan çeşitli kesimler farklı tepkiler gösterir. Vedia Hanım’ı destekleyenler yanında, eleştirenler de olur. Hatta babası imam Mehmet Bey’in arkasında namaz kılmak caiz değildir diye dedikodu çıkarılır. Bu dedikoduların saçmalığını gören Söz gazetesi yazarı Mithat Bey, yazdığı yazılarla Vedia Hanım’a destek verir ve toplumda kabul görmesine yardımcı olur. Ailesi de her zaman Vedia’nın yanındadır. Toplumda söz sahibi dahi olmayan kadınların arasından sıyrılan Vedia Hanım, yeni bir çağın temsilcisidir.

Yeni açtığı dükkanında yurtdışından ithal ettiği hazır giysiler, aksesuarlar, oyuncaklar ve makyaj malzemeleri satan Vedia Barut, kısa sürede Lefkoşalı hanımların vazgeçilmezi olur. Kendisi de modayı yakından takip eden ve makyaj yapmayı çok seven Vedia Hanım, dönemin kadınlarına örnek olacak özellikler taşır. Azmi ve çalışma hırsı sayesinde dönemin başarılı işletmecilerinden olur. Başarısı sonucunda, dönemin ticaret bakanlığı yurt dışına gönderilecek ticaret heyetine, Atailer ve Nafi kardeşlerle birlikte Vedia Barut’u da dahil eder. İsrail, İngiltere, Hollanda ve çeşitli ülkeleri kapsayan uzun ticari gezide Vedia Barut, çalışan kadın olarak ülkesini en iyi şekilde temsil eder ve işyeri için çeşitli acentelikler almayı başarır.

1945 yılında Vedia Hanım’ın hayatında değişiklikler olur. Eşi olacak Hasan Bey ile tanışır ve evlenir. Bu evlilikten Vedia Hanım’ın ikiz oğulları olur. Hüseyin ve Mehmet. Ancak ikiz oğulları da Vedia Hanım için bir engel olmaz. Annesi ve babası ile birlikte yaşadıkları için çocukların bakımını anneanne Emine Hanım üstlenir. Vedia Hanım da ticaret hayatına devam eder. Yoğun hayatının içinde eşi Hasan Bey, bir süre sonra Avustralya’ya gider. Çocukları ile birlikte annesinde kalan Vedia Hanım, yaşamına devam eder. Hasan Bey bir süre sonra eşi ile çocuklarının da Avustralya’ya gitmesini ister. Ancak, baba Mehmet Recep Bey kızının yanlarından ayrılmasına izin vermez. Hasan Bey de bu haberin ardından Vedia Hanım’dan boşanır. Vedia Hanım temelli olarak anne ve babasının yanına yerleşir.

Çocuklarını büyütme konusunda sorun yaşamaz hiç Vedia Hanım. Her anında anne ve babası yanındadır. Kendisi de ailesine bağlıdır. Ablası ve kızkardeşi ile oluşan kopmaz bağ hep süregelir. Abla Nedime kendi ailesi ile birlikte Vedia ile çocuklarına da sahip çıkar. Her yere birlikte giderler, herşeyi birlikte yaparlar. Tabii küçük kızkardeş nevin de yanlarındadır hep. O kadar ki isimleri ‘’Barışçı ailesi’’ ne çıkar. Çünkü dayılar, teyzeler, yeğenler ve kardeşlerden oluşan bu büyük aile her zaman birbirine bağlı ve saygılıdır.

Korkunç bir iş disiplinine sahip olan Vedia Barut, iş yaşamındaki başarısını buna bağlıyor. Yıllarca kadınları cezbedecek çeşitli ürünleri piyasaya sunan Vedia Barut, daha sonraları kırtasiye ve gazete bayiliği konusunda çalışmaya başlar. Lefkoşa’da tek tük bulunan kırtasiyeciler arasında yer alan Vedia Hanım, 1940’lı yıllarda yaşanan savaş dönemlerinde devletin görevlendirdiği tek kırtasiyeci olduğunu büyük bir gururla anlatıyor. Savaş döneminde avukatlara verilen kırtasiye malzemelerini sınırlı olarak resmen dağıtma görevi Vedia Hanım’a verilir.

Kırtasiye yanında, Kıbrıs’ın hem Kuzey’inde hem de Güney’inde basılan gazetelerin bayiliğini yapan Vedia Barut, güneş doğmadan kalkar ve barikattan gazeteleri alarak dükkanına dönerdi. Bugün hala daha sabahın 05.00’inde barikata giderek gazetelerini alır Vedia Barut. Hiç bitmeyen bir enerji ile dolu olan Vedia Hanım, üzerine güneşin doğmasını uğursuzluk sayanlardan. Tembel insanı hiç sevmeyen Vedia Hanım, hayatı boyunca çalışmış hep. 1937’den beridir Kıbrıs toplumunda kendine saygın bir yer edinen Vedia Barut, sosyal yaşamın da vazgeçilmezleri arasında yer aldı hep. Güzel sesi ile katıldığı her ortama renk veren Vedia Hanım, 1973 yılında yıllardır verdiği hizmetlerine karşılık ödüllendirilir. Düzenlenen üst düzey bir toplantı ile kendisine ödül verilen Vedia Hanım, çalışabildiği sürece iş yaşamına devam edeceğini ifade ediyor.

Büyük bir sevgiyle bağlı olduğu işi Vedia Hanım’ın hayatına anlam verir nitelikte. Hala daha büyük bir şevkle sürdürdüğü işi 80’li yılların ortalarında büyük bir sekteye uğramış. Lefkoşa’nın göbeğinde Sarayönü’nde bulunan dükkanı çıkan büyük yangında tamamen yanmış. Dükkanının yandığını görünce kendini kaybeden Vedia Hanım, hayatının en kötü günlerini yaşar. Yokolan dükkanının ardından bir kuruş tazminat dahi verilmediğini söyleyen Vedia Hanım, oğlunun yardımıyla yeni bir dükkan açar. Ancak bu olaydan sonra Vedia Hanım, kırtasiye işini de bırakarak sadece gazete bayiliğine devam eder.

Şimdilerde 83 yaşında olan Vedia Hanım, her sabah bıkmadan usanmadan saat 04.30’dan itibaren işinin başında olmaya devam ediyor. Devam eden yaşam serüveninde oğullarının desteği ile hayatını sürdüren Vedia Hanım, yaşayan bir tarih sanki. Son günlerine kadar anne ve babası ile birlikte olan Vedia Barut, oğullarının da kendi hayatlarını kurmaları ile tek başına yaşamaya devam etmiş.

Kendi soyadını verdiği oğullarından Mehmet Bey, kendine Kıbrıs’ta bir yaşam seçerken ikizi Hüseyin yurtdışında Brüksel’de bir yaşamı tercih etmiş. Torunları İngiltere’de yaşayan Vedia Hanım, onlara olan özlemini dile getirmeden yapamıyor. Ancak eğitim olayının önemine de dikkat çeken Vedia Hanım, eğitim için Çin’e bile gidilebileceğini vurguluyor.

Sabah 04.30’da güne başlayan Vedia Barut, tüm gününü işiyle yaşıyor. Öğle saatlerine kadar dükkanında gazete satışı yapan Vedia Hanım, öğleden sonra da evinde faturaları ile uğraşıyor. İyice ilerleyen yaşına rağmen, zekasından ve güzelliğinden birşey kaybetmeyen Vedia Barut, çok özel bir insan.

Kıbrıs Türk kadınının başarılı temsilcilerinden ilki olan Vedia Hanım, örnek alınacak bir yaşam öyküsüne sahip. Kadınların söz hakkının olmadığı bir dönemde kadının başarısını en güzel şekilde temsil eden Vedia Barut, Kıbrıs’ın unutulmayacak simalarından. Kıbrıs Türk kadınının evden çıkarak toplum yaşamında yer almasında bir önder görevi bulunan Vedia Barut, Kıbrıs Türk kadınının tarihsel gelişiminde yadsınamaz bir öneme sahip. Vedia Barut, her dönemde yaşayacak özel bir kadın.

 

Ana Sayfa