|
Sevgi Değgin |
![]() Ö ğretmenler, çocuklarımızı, kendimizden sonra en çok güvenerek teslim ettiğimiz insanlar olmuşlardır hep. Dolayısıyla bu toplumun ve ülkenin en başta gelen kurucuları olmuşlardır. Sevgi Değgin de de bu mesleğin en başarılı temsilcilerinden. Öğretmenliğin her aşamasını yaşayarak bugün en üst düzeyde bir yönetici noktasına ulaşan Sevgi Değgin, ülkemizin sayılı kadın yöneticilerinden. Hem de eğitimimizin en kilit noktası olan İlköğretim Dairesi Müdürlüğü görevinde. 17 Eylül 1957 yılında Gönendere’de doğan Sevgi, üç kardeşin en küçüğü. Biri kız diğeri erkek iki çocuk sahibi olan Katip ailesi, ikinci kızlarının doğumu ile çok mutlu olurlar. Devlet memuru baba Mustafa Katip ile terzi Havva Hanım’ın küçük kızı, ailenin en küçüğü olarak el bebek gül bebek büyütülür. Lefkoşa’da memur olan ve köye ancak hafta sonları gelen baba Mustafa Bey, çocuklarının özlemi ile yaşar. Köyde terzilik yapan anne Havva Hanım ise çocuklarına sırasında hem annelik hem babalık yapar. Kendine yaşça yakın olan ağabeyini örnek alan Sevgi, yaramaz, yerinde duramayan bir kızdır. Sürekli şort ve pantalon giyen Sevgi, kızlardan çok erkeklerle oyunlar oynamayı, ağaçlara tırmanmayı tercih eder. Yaşlı 2 ninesine yemek götürme işini üstlenen Sevgi, adet olduğu için köye gelen bekar erkek hocaya da yemek götürür. Gezmeyi, dolaşmayı seven Sevgi için gezerek birşeyler yapmak çok mutluluk vericidir. İnsanlarla çok iyi ilişkiler kuran, sürekli çevresine gülücükler saçan Sevgi, herkes tarafından çok sevilir. Aşırı merakı ve konuşkanlığı sonucunda Sevgi’nin adı, ’ bulgur pilavı gibi mızır’ cümlesine atfen bulgur pilavı olarak kalır uzun zaman. İlkokulu Gönendere köyünde okuyan Sevgi, başarılı ve çalışkan bir öğrenci olur. Başarısızlığı asla hazmetmeyen bir öğrenci olan küçük Sevgi, hırslıdır. Sınıf birinciliklerini kimselere kaptırmayan Sevgi’nin bu başarısı tüm okul hayatına egemen olacaktır aslında.Yeniliklere çok aç ık olan baba Mustafa Bey, köyde evine ilk buzdolabını ilk televizyonu alan insan olur. Çocuklarının hiçbirşeyini eksik etmemeye çalışan Mustafa Bey, televizyonu evine alırken bütün köye yeni bir eğlence imkanı yaratmış olur. Özellikle Rum televizyonunun haftada bir yayınladığı Türkçe filimi izlemek için bütün köylü Mustafa Bey’in evine taşınır. Ellerinde pastalar böreklerle bu geceyi bir şölene dönüştüren köylüler, Sevgi’nin yaşamında unutulmaz yer eder. Şimdiki çocuklara göre yokluklar içinde ama mutlu bir çocukluk geçiren küçük Sevgi, Gönendere ilkokulundan sonra Gönendere ortaokuluna devam eder. Sürekli dört dörtlük bir öğrenci olmaya çalışan Sevgi, tiyatrodan müziğe, spordan izciliğe her türlü faaliyetin içindedir. Kıbrıs’ın ilk tiyatrolarından olan ‘İlk Sahne’ tiyatrosunda gerçekleştirdikleri oyunla tiyatroya gönül verir. Oyunculuk için de teklif alan Sevgi, babasının onay vermemesi sonucunda, tiyatro hevesini okulda giderir. Orta 3’de başlattığı izcilik faaliyeti ise Sevgi’nin yaşamından çıkmaz hiç. Adım adım her basamağında yer alacağı izcilik bir yaşam biçimi olur Sevgi için.Ayn ı ortaokulu bitirdiği 6 kız arkadaşı ve erkek arkadaşları ile birlikte Kız Lisesi yerine Türk Lisesi’ne gitmeyi tercih eden Sevgi, eğitimine devam için Lefkoşa’ya gelir. Çok keyifli ve çok başarılı bir lise dönemi geçiren Sevgi, lise sona geldiğinde 3 kız yeğeni ile birlikte Lefkoşa’da yaşayan halası Havva Hanım’ın yanında kalmaya başlar.Son s ınıfı Hala’sının yanında geçiren Sevgi, lise sonrasında Türkiye’ye eğitime gitmeye kararlıdır. 1975 yılında katıldığı üniversite sınavları sonucunda Hacettepe’yi kazanan Sevgi Mustafa, ailesini karşısında bulur. Çünkü Mustafa Bey, Türkiye’de okuyan oğlunun ardından kızını da ekonomik olarak Türkiye’de okutamayacağını söyler. Ailesinden gizli tüm belgelerini hazırlayan Sevgi, büyük bir hayal kırıklığı yaşar. Ailesi aynı yıl Kıbrıs’taki Öğretmen Koleji sınavına girerek öğretmen olmasını ister. Kolej sınavlarına giren Sevgi Mustafa, sınavı kazanan 4 kızdan biri olur. Sınav komitesinde bulunan hocalarından biri yıllar sonra ne kadar doğru bir seçim yaptıklarını gururla anlatır. İstemeden girse de çocukları çok seven Sevgi, okulunu da sever. Başarılı öğrencilik çizgisini koruyan Sevgi Mustafa, sınıfının parlak öğrencilerinden olur. Kolejde çok güzel arkadaşlıklar kuran Sevgi Mustafa, 3 yıl boyunca aynı arkadaşıyla aynı sırayı paylaşır.Sevgi Mustafa, Ö ğretmen Koleji’nin ilk yılında kısa sürede eşi olacak Muharrem Değgin ile tanışır. Muharrem Bey’in yakın arkadaşlarından olan Sevgi Mustafa’nın hocalarından biri, tanışmaları için aracı olur. 1976 yılında Muharrem Değgin ile nişanlanan Sevgi Mustafa evlilik yolunda ilk adımı atar. O dönemde 3 yıllık olan Öğretmen Koleji eğitiminin ikinci yılında 1977 yılında da evlenir Sevgi Mustafa ile Muharrem Değgin. Öğrencilikle evliliği birarada yürütmeye başlayan Sevgi Hanım, çok zorlanır. Kendinden çok şeyler verdiği son bir yılda yoğun bir dönem yaşar Sevgi Değgin. Ancak hırslı bir öğrenci olan Sevgi Hanım, okulunu 3 yılda tamamlayarak 1978’de mezun olur. Eylül 1978’de ilk tayin yeri Lapta olur Sevgi Değgin’in. Ancak 2 ay içerisinde yerine kadrolu bir öğretmen gelince Sevgi Hanım, Çamlıbel İlkokulu’na görevlendirilir.Lapta’da 3. s ınıfları, Çamlıbel’de 1 ve 2. sınıfları okutan Sevgi Değgin, 3 ay sonra da Beylerbeyi’ne tayin alır. Beylerbeyi’nde 4, 5 ve 6. sınıflara giren Sevgi Hocanım, bir yılın içinde ilkokulun tüm müfredatını öğrenmiş olur. Beylerbeyi’nde yeni faaliyete geçen ilkokulda çok zor günler yaşasa da mutlu olur Sevgi Hocanım. Sırasında okulun temizliğini de yapan Sevgi Hanım, Beylerbeyi’nde 6 yıl görev yapar.13 Eylül 1979’da o ğlu Ahmet’i, 1982 yılında da kızı Havva’yı dünyaya getiren Sevgi Hanım, yeni heyecanlar yaşar. Annelikle öğretmenliği birarada yaşayan Sevgi Hanım, çocuk sevgisinin farklı olduğunu vurguluyor. Ancak aileden uzak çalışan bir anne olan Sevgi Hanım, oğlunu Gönendere’ye annesinin yanına göndermekte bulur çareyi. Hafta sonları görebildiği oğlundan ayrılığa ise ancak 9 ay dayanabilir. 9 ayın sonunda oğlunu annesinden alarak Girne’de kreşe verir. Birdenbire kalabalık bir ortama giren Ahmet’in artan sağlık sorunları Sevgi Hanım’ın kızı Havva’yı annesinde yaklaşık 4 yıl bırakmasına neden olur. Eşinin polis olması Sevgi Hanım’ın da çalışıyor olması, çocuk büyütürken zor dönemler geçirmelerine neden olur.Çok genç ya şta anne olan Sevgi Hanım, çocuklarıyla birlikte büyür. Oğlu ilkokul sona geldiğinde kendi de yıllarca içinde uhde kalan üniversite olayını açıköğretim fakültesine giderek gidermeye çalışır. Ancak oğlunun tepkisi sonucunda açıköğretimi 2. yılında bırakır. Çocuklarını eğitimde hiç zorlamadığını anlatan Sevgi Değgin, her ikisinin de koleji kendi çabaları ile kazandıklarını kendisinin kolej konusunda, çocuklarını bir tercihe itmediğini anlatıyor.1985 y ılına kadar Beylerbeyi’nde görev yapan Sevgi Hocanım, 6 yılın sonunda Girne 23 Nisan ilkokuluna atanır. Yeni görev yerinde de çok mutlu olan Sevgi Hanım, çocuklarla haşır neşir olmaktan son derece keyif alır. Uzun yıllar görev yaptığı 23 Nisan ilkokulunda 1996 yılında Müdür Muavinliği görevine getirilir Sevgi Değgin. Öğretmen olark hizmet verdiği bir okula müdür muavini olmak gururlandırır Sevgi Hocanımı. 2 yıllık muavinliğin ardından 1998’de Müdür olarak Tepebaşı ilkokuluna atanır Sevgi Değgin. Bu arada Eğitim Bakanlığı’nın düzenlediği hizmetiçi kurslarına katılan Sevgi Hanım, kendini geliştirir. 1999 yılında Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde ilk kez başlatılan Okuma Bayramı’nın öncülüğünü yapan Sevgi Hanım, bu alanda bir ilke imza atar ve ilk okuma bayramını Tepebaşı İlkokulu’nda düzenler. Yine 1999 yılında Türkiye’de gerçekleştirilen Toplam Kalite Yönetimi kursuna gönderilen 3 kadın müdürden biri olan Sevgi Hanım, bu kursun yöneticilik yaşamında çok faydasını gördüğünü anlatıyor. Türkiye’den ve Kıbrıs’tan toplam 100 müdürün katıldığı bu kurstaki bayanların sadece Kıbrıs’tan gittiğini belirten Sevgi Hanım, yaşadıkları bu olayın kendilerini gururlandırdığını vurguluyor.1998’den 2001 y ılına kadar ilkokul müdürü olarak görev yapan Sevgi Hanım, 2001’de İlköğretim Dairesi Müdürlüğü’ne atanır. 23 yıllık çalışma yaşamının ardından üst düzey yöneticiliğe getirilen Sevgi Değgin, yaklaşık 2 yıldır bulunduğu yeni görevinde çeşitli başarılara imza atmış.110 okul, 1200 ö ğretmen ve 15 bin öğrencinin bağlı olduğu İlköğretim Dairesi Müdürlüğü’nü yürüten Sevgi Değgin, yetersiz bir kadro ve çeşitli sıkıntılarla dolu bir çalışma ortamında bulunsa da azmin elinden hiçbirşeyin kurtulamayacağının en güzel kanıtı. Müdürlüğü’ne bağlı uzman sayısının azlığı dolayısıyla okullarla yeterince ilgilenemediklerini belirten Sevgi Hanım, okulların hem fiziki hem de eğitim açısından sıkıntıları olduğunu dile getiriyor.Göreve geldi ği ilk günden itibaren çalışmaya başlayan Sevgi Hanım için saat mefhumu yok. İlk hedef olarak kırsal kesimle merkezi okulların eğitim müfredatını eşitlemeyi koyan Sevgi Hanım, bu konuda yaptıkları çalışmaların başarılı sonuçlarını yavaş yavaş almaya başlamış. Eğitimin içinden gelen birisi olarak, müfredatta özellikle Türkçe ve Matematik konusunda değişiklikler yapmak gerektiğine inanan Sevgi Değgin, matematikten zor konuları ayırarak, kalanları da aylara düzenli bir şekilde böldüklerini anlatıyor. Merkezi seviye tespit sınavlarının halen sürdüğünü anlatan Sevgi Hanım, bu sınavlarla ülke genelindeki seviyeyi tespit etmeye çalıştıklarını belirtiyor. Fen bilgisi müfredatında da değişiklikler yaptıklarını anlatan Sevgi Değgin, çocukların daha çok zevk alabilecekleri bir noktaya getirmeye çalıştıklarını söyledi.Y ıllardır ailelerin kolej olayına kilitlendiğini anlatan Sevgi Hanım, hedefin kolej değil eğitimin alt yapısının güçlendirilmesi olması gerektiğini vurguluyor. Okul müfredatlarının kolej sınavları için yeterli olduğunu özel derse gerek olmadığını anlatan Sevgi Değgin, çocuklara sosyal faaliyetler için de zaman ve fırsat tanınması gerektiğini belirtiyor. Çocukları ezmemek, bunalıma sokmamak gerektiğini anlatan Sevgi Hanım, geleceğin sağlıklı nesillerinin ancak böyle yetişebileceğine dikkat çekiyor.Yurtd ışında özellikle İngiltere’deki dil okullarının da, Sevgi Hanım’ın göreve gelmesinin ardından İlköğretim Dairesi ile koordineli çalışmaya başladığını anlatan Sevgi Değgin, şimdi hangi okulda kaç saat ders yapıldığını, kaç çocuğun bu derslere devam ettiğini takip edebildiklerini belirtiyor. İngiltere’deki Türklerle yaptıkları temaslar sonucunda ordaki ailelerin nelere ihtiyacı olduğunu neler beklediklerini tespit ettiklerini ifade eden Sevgi Hanım, gerekenlerin yapılacağını belirtiyor.Londra Türk Dili Okullar ını her yıl geleneksel olarak düzenlenen 23 Nisan Şölenleri’ne dahil ettiklerini söyleyen Sevgi Değgin, diğer ülkelerden de geçen yılki katılımın oldukça yüksek olduğunu, bu sayının bu yıl artmasını beklediklerini vurguluyor. Sevgi Hanım, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin tanınması için bu tür etkinlikleri en güzel şekilde organize etmeye çalıştıklarını belirtiyor.Görevinde henüz çok yeni ancak ba şarılı bir müdür olan Sevgi Hanım, eski Eğitim Bakanı Mehmet Altınay döneminde okullarda kurulan bilgisayar sistemini yenilemeyi hedefliyor. Bugüne kadar altyapıları bozuk olan 55 okulu tamir ettiklerini ve imkanları ölçüsünde bu çalışmalarını artıracaklarını ifade eden Sevgi Değgin, yeni hizmete koydukları okulları da gururla anlatıyor. Adanın genelinde yeni okullara ihtiyaç duyduklarını belirten Sevgi Değgin, özellikle 2. lisan olan ingilizce üzerinde durduklarını vurguluyor. Eğitimde en iyiyi hedeflediklerini söyleyen Sevgi Değgin, azmin elinden hiçbirşeyin kaçamayacağına inananlardan.Çal ışma hayatının hiçbir döneminde saate bakmayan Sevgi Değgin’e şimdi saatler yetmiyor. Ailesinin desteği ile kendini tamamen işine veren Sevgi Hanım, eğer bulabilirse boş anlarında mutfağa girmeyi çok seviyor. Yemek ve tatlı yapmaya bayılan Sevgi Değgin, misafir ağırlamayı da çok seviyor. Ancak zaman sorunu yüzünden pratik mutfak yöntemleriyle idare eden Sevgi Hanım, izleyicilerimiz için de tavuklu mantarlı kolay bir börek hazırladı. İzciliğin önde gelen isimlerinden olan Sevgi Hanım’ın en sevdiği hobilerinden biri yürüyüş yapmak. Orta 3’ten itibaren eğitimini aldığı izcilikte altınyonca ünvanını almaya hazırlanan Sevgi Hanım, bu ünvanla izci lideri öğretmenliğine yükselerek kuslarda ders verebilecek az sayıdaki kadınlarımızdan biri olmaya aday.İzcilik yürüyüşleri ile deşarj olarak enerji toplayan Sevgi Hanım, üniversite hayalini de Eğitim Yönetimi üzerine master yaparak gidermeye çalışıyor. Yöneticiliğin dışında öğrenci olmayı çok seven ve bundan hiç bıkmayan Sevgi Değgin, enerji dolu. Yoğun yaşamının içinde Kadınlar Konseyi ve Çeşar Home üyeliğini de yürüten Sevgi Hanım’a yetişmek imkansız. Geriye dönüp bakt ığında ‘keşke’ diyeceği hiçbirşeyi olmadığını anlatan Sevgi Değgin, mesleğinde hedeflediği yere ulaştığını ancak emekli olmayı hiç düşünmediğini belirtiyor. Emekliliğin kendisine göre olmadığını anlatan Sevgi Değgin, çalışabildiği güne kadar çalışacağını ifade ediyor. Aile yaşamında yakaladığı mutluluğa da değinen Sevgi Hanım, geçmişte olduğu gibi gelecekte de mutlu olmayı diliyor.E ğitim ordumuzun güçlü ve başarılı bir neferi olan Sevgi Değgin, kadınlarımız içinde öne çıkan başarılı bir isim. Geleceğimiz olan çocuklarımızı güvenle teslim edebileceğimiz , kendini kanıtlamış bir öğretmen ve anne olan Sevgi Değgin, gelecekte daha da başarılı işlere imza atmaya aday. |