|
Gül Öztoprak |
![]() Kuzey K ıbrıs’ın ilk kadın başhekimi olmayı başarmış, sağlık alanının fedakar elemanlarından biri Dr. Gül Öztoprak. 24 saat görev başında olan, her çağrıldığında hastasına koşan, canımızı emanet ettiğimiz başarılı doktorlarımızdan biri. 4 Ekim 1954 yılında şu anda başhekimi olduğu Cengiz Topel Hastanesi’nde dünyaya gelen Gül Hüseyin, ailesinin en küçüğü. 2 kızın 7 yıl sonrasında erkek olarak beklenirken kız olarak dünyaya gelen Gül’ün aileye şans getirdiğine inanılır. Baba Hüseyin Fehmi ile anne Hıfsiye Hanım’ın Safiye Gülay olarak adlandırılan minik bebekleri serbest olarak çalışan babasına şans getirir, ailesinin uğur böceği olur. El bebek gül bebek büyütülen minik Gül, hep şımartılır. Kıbrıs’ın en güzel kasabalarından olan Lefke’de büyüyen Gül, sakin bir çocuktur. İlkokula Lefke Küçükler İlkokulu’nda başlayan Gül, çalışkan ve başarılı bir öğrenci olur. Tüm sakinliğine karşın sosyal faaliyetlerin hiçbirinden geri kalmaz. Spor hariç, folklordan tiyatroya, resimden müziğe sanat eğilimine sahip bir çocuktur Gül. Küçükler ilkokulundan sonra Lefke İstiklal İlkokulunda ilkokulu tamamlayan Gül, Lefke Gazi Lisesi’nin orta bölümüne kaydolur. Çatışmaların ve savaşın gölgesinde geçen çocukluğuna rağmen, mutlu bir çocukluk geçirir Gül. Güzel komşulukların ve insan ilişkilerinin yaşandığı bu dönemde, ailece çok mutludurlar. Orta okulda da başarılı bir öğrencilik yaşayan Gül Hüseyin, şiir yarışmalarının vazgeçilmez elemanıdır. Tüm sosyal faaliyetlerin içinde olan Gül, kurdukları Kars folklor ekibinin fotoğraflarının, yıllarca Federe Devletin tanıtıcı broşürlerde yer almasını gururla anımsar.Kendisinden ya şça büyük olan ablalarının ilgisinden çok mutlu olan Gül, orta 3’e geldiğinde yaşamının en acı olaylarından birini yaşar ve babasını kaybeder. Annesi ve ablalarıyla kalan Gül, çok sevdiği anneannesi Safiye Hanım’a iyice düşkün olur. Bu dönemde, Türk-Rum çatışmalarının acı anıları hafızasında yer eden Gül Hüseyin, Pilot Cengiz Topel’in uçağının düşmesini ve pilotun Rumlar tarafından öldürülüşünü silemez beyninden.Lise y ıllarında da edebiyat ve sanat eğilimi olan bir öğrenci olarak Lefke Gazi Lisesi’ne devam eden Gül Hüseyin, müsamerelerin, yarışmaların, folklorün ve şiirin vazgeçilmez başarılı öğrencisidir. 16 kişilik sınıfında herkesin hedefi üniversite okumaktır. 1972 yılında Lefke Gazi Lisesi’nden mezun olan Gül Hüseyin, Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi’ni kazanır. Edebiyatta çok başarılı bir öğrenci olmasına ve öğretmenliği düşünmesine rağmen ‘çalışkan öğrenciler doktor olur’ telkinleriyle tıp okumaya karar verir Gül. Sınıfında bulunan, nişanlı arkadaşlarından biri hariç, 14 arkadaşının tümü de yüksek eğitim almaya hak kazanır. Çalışkanlıklarıyla yıllarca anılan Lefke Gazi Lisesi’nin 72 mezunu arkadaşlarını hiç unutmaz Gül Hüseyin. İzmir’e, liseden çok samimi olduğu 2 kız arkadaşıyla giden Gül, eğitimi süresince bu arkadaşlarıyla yurtta aynı odayı paylaşır. Tıp fakültesinde de çok çalışkan bir öğrenci olan Gül, kısa sürede İzmir’e alışır. Havası, suyu güzel İzmir’de çok fazla gezemeyen Gül Hüseyin, tüm zamanını derslerine verir. Ağır tıp eğitiminin altından kalkmak için gecesini gündüzüne katan Gül, fakültenin 3. sınıfında Ankara Tıp Fakültesi’nde okuyan, liseden tanıştığı Hasan Öztoprak ile nişanlanır. Hayatı dersler, İzmir ve Ankara üçgeninde seyretmeye başlayan Gül Hüseyin’in temposu iyice artar. Yazları, stajyer doktor olarak çalışmaya başlayan Gül Hüseyin’in staj yaptığı hastanelerden biri Cengiz Topel Hastanesi olur. Gelecekte yıllarını vereceği Cengiz Topel’de çalışmak , Gül Hanım için çok anlamlıdır.T ıp fakültesinin son yılına geldiğinde dersleri iyice ağırlaşan Gül, 1978 yılında mezun olur. Öğrenci olaylarının çok arttığı bu son dönemde, mezun olmalarına karşın mezuniyet töreni yapılmaz bu dönemin öğrencilerine. Gül ve arkadaşları temsili diplomalarını ancak 20 yıl sonra temsili bir törenle alabileceklerdir, 20 yıl öncesinin anılarıyla ve dostluklarıyla.T ıp eğitimini 1978 yılında tamamlayan Gül Hüseyin, nişanlısı Dr. Hasan Öztoprak’la birlikte adaya dönerek evlenirler. Yeni evliler Dr. Hasan Bey’in Ankara’da devam eden ihtisası nedeniyle evlendikten hemen sonra Ankara’ya yerleşirler. İhtisasını Ankara’da yapmaya karar veren Gül Hanım, önce fizik tedavi ihtisasına başladıysa da vazgeçer ve hemen ardından Ankara SSK Dışkapı Hastanesi’nde dahiliye ihtisasına başlar. Ankara’ya alışmakta zorlanan Dr. Gül Öztoprak, bu dönemi zor yıllar olarak tanımlıyor. Yeni bir çevre, ağır bir ihtisas, ilk bebeğine hamile kalan Gül Hanım için hayatı iyice zorlaştırır. 22 Şubat 1981’de oğlu Hüseyin’i dünyaya getiren Dr. Gül, zor ve yorucu günler geçirir. Bu arada Gül Hanım’ın ihtisası devam ederken, cilt ihtisasını tamamlayan Dr. Hasan Öztoprak, 2. ihtisas olarak kulak-burun-boğaz ihtisasına başlar. Kısa sürede 2. ihtisasını da tamamlayan Hasan Bey, eşi ve oğlunu Ankara’da bırakarak, askerlik yapmak için Kıbrıs’a döner. 1983 yılında ihtisasını tamamlayan Dr. Gül Öztoprak, oğluyla birlikte eşinin yanına Kuzey Kıbrıs’a döner.Ye şilyurt Cengiz Topel Hastanesi’nde çalışmaya başlayan eşi Dr. Hasan Öztoprak’la birlikte Güzelyurt’ta muayenehane açan Dr. Gül Öztoprak, yeni bir döneme başlar. 6 yıl boyunca özel çalışan Dr. Gül Hanım, bu arada 2. çocuğunu dünyaya getirir. 16 Şubat 1986’da kızı Seniha’yı dünyaya getiren Gül Öztoprak, zor bir doğum yapar ve 1 buçuk yıl boyunca kızıyla uğraşmak zorunda kalır.Bu arada, devlet hastanelerinde çal ışmak için yaptığı başvuru kabul edilir ve 1989 yılında Lefke Sağlık Merkezi’ne atanır Dr. Gül Öztoprak.Do ğup büyüdüğü bölgede görev yapmak Dr. Gül Hanım için çok anlamlıdır. Saatlerle sınırlı olmayan bir meslekte çalışan Gül Hanım, gece gündüz demeden halkla içiçe olmaktan çok mutludur. Göreve başlamasının 1 yıl sonrasında Yeşilyurt Cengiz Topel Hastanesi’ne atanır Dr. Gül Hanım. 1991 yılından itibaren sürekli kadro ile Cengiz Topel Hastanesi’nde göreve devam eden Dr. Gül Öztoprak, dahiliye kadrosu alarak çalışmaya 1992 yılında başlar.Merkezden uzak, küçük bir bölgede çal ışmanın zor yanları bulunduğunu söyleyen Dr. Gül Öztoprak, dahiliyenin de çok geniş bir alanı kapsadığına dikkat çekiyor. Eşiyle aynı hastanede çalışan Gül Hanım için bir avantaj olur. 2 alanda ihtisas yapmış olan Dr. Hasan Öztoprak, zor anlarında hep eşinin yanındadır. Acil vakaları yoğun bir branş olan dahiliyede diyabete ilgi duyar Dr. Gül Öztoprak. Diyabetli hastaların zor yaşam koşullarını gözönünde bulunduran Dr. Gül Hanım, diyabet hastaları için sürekli birşeyler yapmaya çalışır. 1998 yılında diyabetle ilgili bir eğitime katılan Dr. Gül Öztoprak’ın diyabetiklerle ilgili çalışmaları artar. Diyabetle ilgili olarak yapılan çok az sayıdaki taramalardan olan 1996 yılı taraması diyabetin ülkemizdeki oranının dünya ölçülerinin 2 ½ katı kadar korkunç bir rakam olduğunu ortaya koyar. Dr. Gül Öztoprak, özel eğitiminin ardından Yeşilyurt Cengiz Topel Hastanesi’nde diyabetle ilgili özel bir eğitim merkezi oluşturulmasını sağlar. Özel eğitimli hemşireleri ile hizmet veren merkezde hastalar diyabet hakkında bilgilendiriliyor. Dr. Gül Öztoprak diyabet konusunda iddialı bir hastane olduklarını söylüyor.Bu dönemde kendilerine ula şamayan köylere kadar giderek diyabet eğitimi vermeye çalışan Dr. Gül Öztoprak, bu alanda başarı sağladıklarını belirtiyor. Diyabetin Kıbrıs’ta çok arttığına dikkat çeken Gül Hanım, bu konunun üzerinde durulması gerektiğini vurguluyor.Dr. Gül Öztoprak, A ğustos 2002’de, dünyaya gözlerini açtığı ve meslek yaşamını dolduran Yeşilyurt Cengiz Topel Hastanesi’ne başhekim olarak atanır. Bu atamayla bir kadın doktor, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde ilk kez başhekimliğe getirilir.Tarihçesi 1920’li y ıllara dayanan eski adıyla Pendaya Hastanesi, yeni adıyla Yeşilyurt Cengiz Topel Hastanesi, bir zamanlar bölgede aktif olan maden ocaklarında çalışan işçilere hizmet vermek amacıyla yaptırılmış. Daha sonraları tüm bölgeye hizmet verir bir hastane durumuna gelen bu hastane, Türk idaresine geçildiği zaman bölgede şehit olan pilot yüzbaşı Cengiz Topel’in adıyla isimlendirilmiş. Güzelyurt-Lefke-Yeşilırmak bölgesine hizmet veren hastane, şimdilerde yeni bir yapılanma içerisinde.Hükümet ve Sa ğlık Bakanlığı’nın yeni kararları doğrultusunda tam teşekküllü 2. basamak hastane olarak yeniden yapılandırılan Cengiz Topel Hastanesi’nin yeni haliyle açılışı 8 Mayıs’ta gerçekleştiriliyor. 27 bin nüfuslu bölgeye hizmet veren hastane, 16’sı doktor toplam 84 personele sahip. Gözle görülür değişimlerin yaşandığı bu küçük hastanede, insan ilişkilerinin en güzeli gözlemleniyor. Personel arasındaki uyum ve hastaların isim bazında herkes tarafından tanınması dikkat çekici. Başta Cengiz Topel Hastanesi Kalkındırma Derneği olmak üzere, bölgede görev yapan 14. Asker Alayı, Lefke Öncü Kadınlar Derneği, Diyabet Derneği, Cumhurbaşkanlığı, TC Elçiliği Yardım Heyeti, Girne Özgürada Lions Derneği, K.T. Yardımsever Kadınlar Birliği’nin ve birçok kurum kuruluşun desteği ve yardımlarıyla hastanenin son derece hızlı bir şekilde yenilendiğini anlatan Dr. Gül Öztoprak, yardımda bulunan herkese teşekkür borçlu olduklarını ifade etti.50 yatakl ı bir hastahane olan Cengiz Topel, her alanda hizmet vermeye çalışıyor. Güçlü bir sağlık ekibine sahip hastanedeki gelişmeleri gören bölge halkının, hastaneye olan ilgisi de artmış. Cerrahi operasyonlardan doğumlara, diş operasyonlarından, fizik tedaviye kadar pek çok alanda hizmet veren Hastane, coğrafi anlamda da özel bir konuma sahip. Denize sıfır, yeşillikler arasında kurulan Cengiz Topel Hastanesi, hastaların iyileşmesine tam kapasiteli bir moral güç durumunda. Kuzey Kıbrıs’ın tek golf kulübüne ait golf sahalarıyla içiçe olan Hastane, dıştan gelenler için ilginç bir görüntü oluşturuyor. Çoğunluğu yabancı olan golf oyuncularını günün herhangi bir saatinde, hastane yanında golf oynarken görmek mümkün. 100 üyeli golf kulünün başkanlığını da Dr. Hasan Öztoprak’tan sonra, yine hastane doktorlarından olan Dr. Hasan Garabli yürütüyor. Golf kulübünün hastane içinde faaliyet göstermesinden dolayı sporu seven doktorlar da iyi birer golf oyuncusu olmuş durumunda. Dr. Gül Öztoprak da öğrencilik yıllarında sporla hiç alakası olmasa da şimdilerde, arabasının bagajında sürekli golf sopalarıyla gezen doktorlar arasında. Şu anki hummalı çalışmalarından ve kazandıkları ivmeden çok mutlu olduklarını anlatan Dr. Gül Öztoprak, hastahaneyi, 8 Mayıs’taki açılışa yetiştirme telaşında.Gün 24 saat çal ışmaya alışkın olan Dr. Gül Öztoprak yine de bu tempoda ailesini ihmal etmemeye çalışmış. Başarılı doktorluğu yanında, usta bir aşçı da olan Dr. Gül Hanım, çocuklarının yetişmesine ve sağlığına hep çok önem vermiş. Onları büyütürken edindiği sağlıklı mutfak prensibini her zaman korumuş. Ailesi ve dostlarıyla paylaştığı keyifli yemek tariflerinden fırında tavuk güveç ve patlıcan salatasını seyircilerimiz için anlattı Gül Hanım.....Oldukça yo ğun bir tempoda çalışan Dr. Gül Öztoprak, doktorlukla başhekimliğin farklı nitelikler gerektirdiğini belirterek, yeni görevinde daha özverili çalıştığını ifade ediyor. Başhekimlikte doktorluktan daha otoriter olunması gerektiğini söyleyen Dr. Gül Öztoprak, kendisinin çok duygusal olduğunu bu nedenle de görevini yerine getirirken etkilendiğini anlatıyor. İçinde bulunduğumuz yıl mesleğinde 25. yılını dolduran Dr. Gül Öztoprak, anlamı çok büyük olan 25. yıl plaketini Sağlık Bakanlığı Müsteşarı olan eşi Dr. Hasan Öztoprak’ın elinden almış. Doktorluk yanında yıllarca çeşitli derneklerde de görev alan Dr. Gül Öztoprak, Güzelyurt Hekim ve Diş Hekimleri Dayanışma Derneği’nin başkanlığını da bir dönem boyunca yürütmüş. Fırsat buldukça sosyal faaliyetlerde yer almaya çalışan Dr. Gül Öztoprak, insanlığa hizmet etmekten gurur duyuyor.A ğır sorumluluk gerektiren bir mesleği yürüten Dr. Gül Öztoprak, mesleği ile ailesi arasındaki dengeyi kurmakta zaman zaman zorlandığını ifade ediyor. Şimdilerde annelik, ebeveynlik ve doktorluk üçgeninde sorumluluklara sahip olan Dr. Gül Öztoprak, ailesinin herşeyden önce geldiğini ifade ediyor.Gelece ğe dair hedefler arasında çocuklarıyla ve ailesiyle ilgili hedefleri olan Gül Hanım, ailesiyle mutlu ve sağlıklı bir gelecek düşlüyor. Üst düzey yöneticiler arasındaki sayılı kadınlardan olan Dr. Gül Öztoprak, hem anneliği hem doktorluğu en iyi şekilde yürütüyor.Kuzey K ıbrıs’ın ilk kadın başhekimi olarak bir ilke imza atan Dr. Gül Öztoprak, mesleğinin zirvesinde bugün. Erkek egemen toplumumuzun, başarılı kadınlarından olan Dr. Gül Öztoprak, kadın-erkek ayırımı yapmadan insanlığa hizmet vermenin onurunu taşıyor. |