|
Feyziye Hulusi |
![]() Feyziye Hulusi, ya şamın pek çok alanında ilkleri başarmış bir isim. Kıbrıs Türk kadınının tiyatro ve mikrofonla tanışmasında öncü olan kişilerden biri. Ama yaşamında yer verdiği tüm güzelliklere karşın, unutulmayacak acılar yaşamış bir anne Feyziye Hanım. Biricik oğlu vatanı için şehit olmuş bir şehit annesi o.Feyziye R ıza, 10 Nisan 1921 yılında Lefkoşa’nın Ayluga mahallesinde, 3 çocuklu ailesinin tek kızı olarak dünyaya gelir. Tapu Kadastro Dairesi Müdür Yardımcısı baba Mehmet Rıza Bey ile ev hanımı anne Sadıka Hanım, çocuklarının yetişmesinde çok titizdirler. Aslen, şimdiki Balıkesir o zamanki adı ile Balıkitre köyünden olan Mehmet Rıza Bey’in soyu kadı sülalesinden gelme. Hafta sonlarını ve tatillerini, birkaç dönümlük arazi içindeki çiftlikte geçiren küçük Feyziye, hayvan yetiştirmekten büyük zevk alır. Hareketli yerinde duramayan Feyziye, 10 odalı evin altını üstüne getiriyordu. Lefkoşa’ya gidiş gelişlerin faytonla ve trenle yapıldığı 20’li yıllarda Feyziye, evde geçen zamanlarda babasının ney çalışını keyifle dinlerdi. Neyzen olan baba Mehmet Rıza Bey, ney yanında birçok müzik aletini de ustalıkla çalıyordu. En yakın aile dostlarından olan Dr. Fazıl Küçük, Feyziyelerin çiftliklerini sık sık ziyaret ederek keyifli sohbetlere vesile oluyordu.Feyziye, 4 ya şında 4 aylık ve 4 günlük olunca, o zamanki adetlere göre, ayakları yere basmadan kucaktan kucağa geçirilerek, Hafız Nazif Hanım Hoca’ya götürülerek okutulur ve böylece okula da başlamış olur. İlk okulu Selimiye İlkokulu olur. O yıllarda da 5 yıl olan ilkokulda da hiç yerinde duramaz Feyziye, dersleri kadar sosyal faaliyetlerde de başarılı olur.Annesinin güzel ud çal ışı, babasının da müziğe düşkünlüğü küçük Feyziye’de de hemen kendini gösterir. Dayısının aldığı keman ile müzik derslerine başlar ve ardından piyano, ud ve cümbüş çalmayı öğrenir. Çok fazla eğlence imkanının olmadığı 20’li yıllarda çocukların en sevdiği olaylardan biri de Çiçek Bayramı idi. Baharın gelmesi ve çiçeklerin açması ile birlikte kutlanan Çiçek Bayramı’nde küçük çocuklar dizdikleri çiçekten kolyeleri öğretmenlerine ve büyüklerine armağan ederlerdi. Eğitim yılı sonunda düzenlenen müsamereler ise en önemli eğlenceleri olurdu.Selimiye’nin ard ından orta eğitim için, Viktorya Kız Lisesi’ne geçer Feyziye. Okula giderken ilklerden birini gerçekleştirir ve bisiklet kullanmaya başlar. Bisikletine olan düşkünlüğü yıllarca sürer. Okuldaki sosyal etkinliklerde hep en öndedir Feyziye. Oyunlar, tiyatro gösterileri ve müzik hayatında hep yer alır. 5 yıllık eğitimi olan Viktorya kız lisesine 3 yıl daha eklenince, bu eğitim Feyziye’ye çok ağır gelir. 5 yılın sonunda babasına, eğitimine Amerikan Akademi’de devam etmek istediğini söyler. Bu işe çok kızan Mehmet Rıza Bey, Feyziye’yi okula göndermez. 2. Dünya savaşının yaşandığı bu yıllarda, bir ay boyunca çiftlikte kalır Feyziye. Daha sonra babasının gönlünü eden Feyziye Amerikan Akademi’ye geçer. Ancak aradan geçen bir ay Feyziye’nin eğitimini olumsuz etkilemiştir. Arkadaşlarına yetişmek için özel hocadan haftada iki kez fransızca ders almaya başlar. Sayılı Türk kızının okuduğu Amerikan Akademi’de en yakın arkadaşlarından biri de Kamuran Aziz’dir. İlk kadın bestecilerimizden olan Kamuran Aziz’in akordionu o günlerin favori eğlence araçlarındandır. Pikniklerde gezilerde müzikli eğlenceler yaşanır.Akademideki son y ılında Feyziye’nin unutamadığı olaylardan biri Türkiye Dışişleri Bakanı Rüştü Sracoğlu’nun adaya gerçekleştirdiği ziyarettir. Koloni idaresinde yaşayan Kıbrıs Türk halkı için bir Türk bakanın adayı ziyareti çok önemlidir.En yak ın arkadaşı ile birlikte okuldan atılmayı dahi göze alarak Saracoğlu’nu görmek için okuldan kaçmaya karar verirler. Ancak, olayı öğrenen okul müdürü bunu engeller. Okul çıkışı tören yerine giden Feyziye ve arkadaşı Saracoğlu’nun ancak meydandan ayrılışını görür.Akademinin ard ından yine evde oturmaya başlar Feyziye. Ancak kısa sürede bundan sıkılır. Çok sevdiği hayvanlarıyla uğraşmak bile ona yetmez. Bir ay yaşadığı Balıkitre’den ayrılarak tekrar Lefkoşa’ya döner. Lefkoşa’da bir yakınının verdiği akılla bir ziyareti esnasında müsteşarın eline iş talebinde bulunduğu bir mektup vermeyi başarır. Müsteşar bu mektubu değerlendirerek, Feyziye’ye Enformasyon Dairesi’nde part-time iş önerir. Teklifi büyük bir heyecanla kabul eden Feyziye yeni işine başlar. Kalan boş zamanında da devlet matbaasında çalışmaya başlar. Matbaada çalışırken resmi evraklarda ‘P’ harfi ile yazılan Kıprıs’a itiraz ederek Kıbrıs olarak düzeltilmesini sağlar.Enformasyonun ç ıkardığı Kıbrıs Mecmuası’nın da sorumluluğunu alan Feyziye Hanım, çalışmayı sever. 40’lı yılların yaşandığı bu dönemde, Kıbrıs Türk Spor Kulübü düzenlediği etkinliklerle Türkleri bir araya getirmeye çalışır. Feyziye Hanım, kulüpten aldığı bir teklif sonucu amatörce tiyatro yapmaya başlar. Kadınların çarşaf altına saklandığı bu yıllarda sahneye çıkma cesareti gösteren bu gözüpek genç kız olumlu eleştiriler alır. Babası Mehmet Rıza Bey’inde bir müzik grubu ile yer aldığı sahnede pek çok etkinliğe imza atarlar. 3 yıl boyunca sahne aldığı tiyatroda Kahraman, Akın, Büyük Kalpler ve Çoban Çeşmesi gibi ünlü oyunları sahneye koyarlar.Türklük ruhunun daha çok ya şanmaya başladığı bu dönemde ilk kez Kıbrıslı Türk gençleri 19 Mayıs’ı kutlamaya başlar. Düzenlenen ilk törende yarışlarda birinciliği kimseye kaptırmayan Feyziye Hanım olur.Spordaki bu ba şarısı günlerce konuşulur ve basında geniş yer alır. Feyziye Hanım spora olan eğilimini yıllar sonra küçük torununda görecektir.Türk Spor Kulübü’nde geçirdi ği saatler yaşamında yeni sayfalar açmasına neden olur. Arkadaşlarının uygun görmesi ile, Kulübün Genel Sekreteri olan Mustafa Hulusi ile tanışır.15 Şubat 1942’de nikahlanan Feyziye Hanım ile Mustafa Bey, 1943’de de hemen evlenirler. Evlendikten sonra da çalışmayı sürdüren Feyziye Hanım, işine bisikletiyle gitmeye devam eder. 10 Kasım 1945’de kızı Gönen’i dünyaya getiren Feyziye Hanım, işinden ayrılır. Enformasyon Dairesi’nin de dağılması ile işini de kaybeden Feyziye Hulusi, 2.5 yıl kadar çalışma hayatından uzak kalır.40’l ı yılların sosyal yaşamında tüm renkleri ile yer alan Feyziye Hanım, yakın dostları Küçükler ve Denktaşlarla sürekli birliktedir. Partiler ve piknikler vazgeçilmez eğlenceleri arasındadır. Tekrar işe başladığında oğlu Ongun doğana kadar, önce bir müzede daha sonra sağlık bakanlığına bağlı bir birimde çalışır. 14 Ocak 1949’da oğlu Ongun doğunca tekrar işi bırakır Feyziye Hanım. Oğlunu büyüttükten sonra tekrar iş aramaya başlayan Feyziye Hulusi, Amerikan Akademi’de hokey hocalığı yapmaya başlar. Hocalığın ardından tapuda açılan sınavı kazanarak tapuda çalışmaya başlar Feyziye Hanım. Bu dönemde yıllarca sürdürdüğü bisiklet alışkanlığını terkeden Feyziye Hanım, bisikletten arabaya geçer ve ilk arabasını alır.Tapunun dura ğan ve sıkıcı ortamı Feyziye Hulusi’ye uymaz. Bu nedenle CBC radyosunun müdürü Suphi Rıza Bey’in teklifini severek kabul eder. Kısıtlı personelle ağır bir çalışma temposuna giren Feyziye Hulusi, tiyatrodan kalma tecrübesiyle mikrofon karşısında yeniden hayat bulur. Gece geç saatlere kadar çalışan Feyziye Hanım, işinden hiç şikayetçi olmadı. Eşi Mustafa Bey, önceleri tepki verse de daha sonra Feyziye Hanım’a destek olur.Birçok radyo program ına imza atan Feyziye Hanım, bu alanda da ilklerden olmayı başarır. Takvimden 7 yaprak programı toplumda büyük beğeni toplar. EOKA’nın ve Rumların Türkleri baskı altına almaya başladığı yıllarda 9 Kasım 1956’da Vali Sir John Harding’i programına konuk eden Feyziye Hulusi, büyük takdir toplar. Mikrofon karşısındaki etkileyici sunuşu birçok faaliyette yer almasına neden olur. Rumlara karşı yapılan mitinglerde ve çeşitli gösterilerde Feyziye Hanım, mikrofon başında olur hep.1960 y ılından itibaren Kıbrıs Türkleri için zor günler başlar. CBC’de çalışan Türklerin milli programlar yapması yasaklanır. 1963’e kadar geçen sürede ilişkiler iyice gerginleşir.Geçen y ıllar içinde çocuklarını büyüten Feyziye Hanım, 21 Aralık 1963 günü kızı Gönen ile damadı Kenan Atakol’la en mutlu günlerini paylaşmaya hazırdır. Halbuki bu tarih Kıbrıs Türkleri için tarihin en acı günlerinden biri olmaya adaydır. Düğüne hazırlanan Hulusi ailesini kötü bir sürpriz karşılar. Patlak veren olaylar sonucu düğün iptal edilir ve aile arasında küçük bir kutlama ile geçiştirilir. 21 Aralıktan itibaren huzursuz günler başlar. Aylar boyunca evinde dost ve akrabalarını konuk eden Hulusi ailesi de bu acıları en derinden hisseder. Olayların akabinde Dr. Küçük’ün garajında deneme yayınlarına başlayan Kıbrıs Türk Mücahidinin Sesi Bayrak Radyosu’nda Üner Ulutuğla birlikte bir hafta boyunca milli şiirler okur Feyziye Hulusi. Bayrak Radyosu’nun kuruluş aşamasında tekrar Enformasyona geçen Feyziye Hanım, 3 yıl çalıştıktan sonra Dr. Küçük’ün sekreteri olur. 2 yıl boyunca Kıbrıs Türkleri Lideri Dr. Küçük’ün sekreterliğini yürüten Feyziye, Bayrak Radyosu Müdürü Hakkı Süha’nın çağrısı üzerine Dr.Küçük’ün de izni ile 1968 yılında temelli olarak Bayrak Radyosu’na geçer.Bayrak Radyosu, emeklili ğine kadar geçen sürede Feyziye Hanım için ikinci yuva olur. Büyük bir aşkla bağlı olduğu işi ni zevkle sürdürür. Kadınların mikrofon karşısında da başarılı çalışmalara imza atabileceklerinin en büyük kanıtı olur. Pek çok ilk gibi Bayrak Radyosu’nda da ilk kadın çalışanlar arasına adını yazdırır. İngiliz ve Rum idaresinden kurtulan Türk toplumunun kendini ispat savaşında kadınların da en ön saflarda yer alabileceğinin en güzel göstergesi olur Feyziye Hulusi.Türk toplumunun varolu ş mücadelesine Bayrak Radyosu’nda katkı koyan Feyziye Hanım’ın, yıllarca yurt dışında kalan kızı Gönen ile oğlu Ongun, 1974 Temmuz’u öncesi adaya dönerler. Başarılı bir ressam ve sanat tarihi uzmanı olan Gönen Hanım ile müzik çalışmaları yapan Ongun, sanat alanındaki yetenekleri ile ailelerinin geleneğini sürdürür bu dönemde. 1974 yılına gelindiğinde Kıbrıs Türkleri için artık bir dönüm noktası yaşanmaktadır. Ve Barış Harekatı başlar. Bayrak Radyosu, mücahidin sesi olarak bu süreçte yerini alır. Feyziye Hanım da görevinin başındadır. 25 yaşındaki oğlu Ongun, diğer gençler gibi cephede yurdu için savaşmaya karar verir. Ancak bu karar onu şehitlik mertebesine yükseltirken ailesini bitmez tükenmez acılara sürükleyecektir aslında. Annesi Feyziye Hanım, oğlunun şehit olduğu haberini şehitlerle ilgili duyurusunu yaparken öğrenir. Aile, sonsuz acılarını şehitlik ünvanını alan oğullarını kalplerinde yaşatarak, unutmaya çalışıyor.O ğlunun şehit olmasının ardından yaşamın eski tadında olmadığını ifade eden Feyziye Hanım, 1977 yılında Bayrak Radyosu’ndaki görevinden emekli olur. Merkez Bankası’nda Kıdemli Müdür olan eşi Mustafa Bey ile birlikte Karaoğlanoğlu’na yerleşen Feyziye Hanım, oğlunun anısına kendisine verilen evi de hiç benimsememiş. Hep oğlunu anımsatan evin numarasınının oğlunun ölüm tarihi, kendilerine veriliş tarihi olan 14 Ocak tarihinin de oğlunun doğum günü ile aynı olması Feyziye Hanıma hep üzüntü vermiş.1977 May ıs ayında, Yurt İçi Yoksul Annelere Yardım Derneği tarafından Yılın Annesi ödülüne layık görülen Feyziye Hulusi, oğlunun anıları ile yaşıyor.Emeklili ğin ardından evinde küçük bir çiftlik kuran Feyziye Hanım, tavuktan güvercine, siyam kedisinden tavşana kadar pek çok hayvan beslemiş yıllarca. Çocukluğundan kalma hayvan sevgisi yıllardır süren Feyziye Hulusi, şimdilerde çiftliğini dağıtsa da hayvan sevgisini yüreğinde yaşatmaya devam ediyor.1986 y ılında Kıbrıs Türk Kadınlar Birliği’nin Girne Şubesini yenileyerek tekrar hayata geçiren Feyziye Hulusi, o günden bugüne Birliğin başkanlığını da yürütmekte. 400 üyenin yazılımıyla hayata geçen Birliğin en etkin faaliyetlerinden biri yoksul çocuklara verdiği eğitim bursları. Fakirlere yaptığı yardımlarla toplumun çeşitli kesimlerine ulaşmayı hedefleyen Birlik, yılda bir kez düzenlediği yurt dışı gezilerle de üyelerinin dünyayı tanımasını sağlıyor. Uluslararası pek çok etkinlikte Kıbrıs Türk kadınını başarıyla temsil eden Birlik, kadınlarımızın çalışmalarıyla hep daha iyiyi başarmaya aday.........1994 y ılında çok sevdiği eşi Mustafa Bey’i de kaybeden Feyziye Hanım, şimdilerde, çok yakınında yaşayan kızı ve damadı ile mutluluk buluyor. Anneannelerinin uzağında yaşayan torunların resimleri ise evin her köşesini süsler durumda. Tek başına yaşayan Feyziye Hanım, annesinden kalma adetlerle girdiği mutfağında yıllar öncesinden kalma değişik tarifleri yakınlarına ve dostlarına tattırmaktan keyif alıyor.......Y ıllardır süren emekliliğini çeşitli hobilerle renklendirmeye çalışan Feyziye Hanım, hareketli yaşamını hiç terketmemiş. Ada Lionslarla oluşturdukları koro çalışmalarını büyük bir şevkle sürdüren Feyziye Hulusi, güzel sesiyle de müzikten hiç kopmadığını kanıtlıyor.Toplumda etkili alanlarda hep en önde yer alan Feyziye Han ım, Kıbrıs Türk kadını için öncü bir kişilik. Renkli ve başarılı kişiliği bulunduğu ortamlara ışık yaymış hep. Acıların en büyüğünü yaşasa da kadın kimliğinin güçlü yapısıyla yaşamı ve dostlarını hep sevgiyle ve mutlulukla kucaklamayı başarmış bir güçlü kadın ve şehit annesi o...... |