|
Feriha Çürükoğlu |
![]() 40 y ılı aşkın bir süredir yaşadığı Kıbrıs artık Anavatanı. Yaptıkları Kıbrıs Türk mücadele tarihine geçen, hakkı hiç bir zaman ödenmeyen, toplumda hep öncü olan öğretmenlerden biri Feriha Coşkun Çürükoğlu. Özellikle devlet olma sürecinde toplumların önünü açan kişilerdir öğretmenler. Feriha Hanım da Kıbrıs Türk halkı için ve özellikle de Baf’lılar için özel bir yere sahip.11 Mart 1930 y ılında İstanbul-Pendik’te dünyaya gözlerini açan Feriha Coşkun, bir öğretmen kızı. Pendik ilkokulunun başöğretmeni Rana Hanım, okuluna evinden daha fazla zaman ayırdığı için küçük Feriha, okulda doğar. Rana Hanım ile denizci Fuat Coşkun Bey’in tek çocuğudur Feriha. Anne Rana Hanım, o yılların Türkiye’sinde herkes okusun diye çalışmalar yapan ve halk okulları fikrini ortaya atan genç bir başöğretmendir. Çalışmaları sayesinde Atatürk’ten takdir belgesi alan Rana Hanım, öğretmenlik sevgisini kızına da aşılar. Feriha, annesi sayesinde okula erken başlar, okuma yazmayı hemen öğrenir. Yaramaz bir kız olan Feriha, bebek oynamayı sevmez hiç. Sokakta erkek arkadaşları ile oynamak en büyük zevkidir. Deniz kıyısında yaşayan bir İstanbullu olarak ilk öğrendiklerinden biri de Boğaz’ın serin sularında kulaç atmaktır. 7 yaşındayken annesini kaybeder Feriha ve bir anda bütün dünyası değişir. Pendik’ten Eyüp sırtlarında yaşayan babaannesinin evine taşınır. Ailesinin tek çocuğu olan küçük Feriha hep şımartılır ve özenilerek büyütülür. Annesi sayesinde okula erken başlayan Feriha 7 yaşında ilkokul üçüncü sınıftır.Annesinin ölümüyle önce itiraz edilse de yap ılan sınavlar sonucunda başarılı olduğu anlaşılınca okuluna devam eder. Ama bu olay onun okul hayatı boyunca, yaşca hep 3 yaş küçük olmasına neden olur. İlkokuldan sonra önce özel bir okul olan İstiklal Lisesi sonra da İstanbul Kız Lisesi’ne yazdırılır. Öğrencilik yıllarını vasat olarak tanımlayan Feriha Coşkun, sporda çok aktiftir. Aletli jimnastik yapan Feriha Coşkun, okulunun voleybol takımında da yer alır. Liseden sonra İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi’ne girer Feriha Coşkun. Dersleri yanında spor yaşamı üniversitede de devam eder. Fakültenin voleybol takımında yer alan Feriha, yüzerek Boğaz’ı geçen yüzücüler arasına da adını yazdırır. İstanbul’un 40’lı yıllarında yüzme dersleri alarak tramplenden atlamayı öğrenir. Erkek arkadaşlarına fark attığı yüzme yarışları Feriha Coşkun’a büyük keyif verir.Üniversitede okurken İstanbul yaşamının dışında Anadolu’nun da farkına varır Feriha Coşkun. Annesinin Anadolu için yaşadığı çırpınışların nedenini öğrenir. Genç bir edebiyat öğretmeni adayı iken de 13 kız arkadaşı ile birlikte öğretmen olunca Anadolu’ya gitmeye karar verirler. Mezuniyetin ardından yaptıkları başvuru kabul edilir ve 2 aylık bir ilkokul öğretmenliği kursuna alınırlar.1950 y ılında kız arkadaşları ile birlikte Adana’nın Kadirli ilçesine öğretmen olarak atanır Feriha Coşkun. Anadolu’nun fakirliğinden ve geri kalmışlığından çok etkilenir Feriha Hanım. Ancak ilkokul öğretmenliği macerası başarısızlıkla sonuçlanır ve geri İstanbul’a döner. Çalıkuşu özentisi Anadolu ilkokulları öğretmenliği macerası böyle son bulur Feriha Coşkun’un. Hemen ardından Antakya Lisesi’ne tayin alır Feriha Hanım. 900 bin nüfuslu kalabalık İstanbul’un ardından çok sakin ve sessiz gelir Antakya Feriha Coşkun’a. Ama Antakya’da çok mutlu olur Feriha öğretmen.10 y ıl boyunca öğretmenlik yaptığı Antakya’da pek çok ilke imza atar. Her zaman keyifle izleyicisi olduğu tiyatro oyunlarını sahneye koyar öğrencileriyle birlikte. Spordan tiyatroya, 19 Mayıs gösterilerinden Cumhuriyet Bayramı törenlerine kadar tüm etkinliklerde okulu ile en öndedir.1960 y ılına gelindiğinde Kıbrıs artık Türkiye’nin gündemindedir ve hayat çizgisi de Kıbrıs’a uzanmaktadır Feriha Coşkun’un. Türk Alayı’nın Kıbrıs’a gönderilmesi döneminde Türkiye Cumhurbaşkanı Cemal Gürsel, İskenderun’u ziyaret eder. Feriha öğretmen, Cumhurbaşkanı Cemal Gürsel’i görmek için Antakya’dan İskenderun’a gider. Biraz zorlu da olsa Cumhurbaşkanı ile tanışmayı başaran Feriha öğretmen, hakkında verilen bilgi sonunda Cumhurbaşkanı’nın takdirini kazanır. Cemal Gürsel, çalışkan ve başarılı öğretmenlerin Kıbrıs’ta Rumlarla karışık yaşamak zorunda olan Türklere gerekli olduğunu ifade ederek Feriha öğretmenin Kıbrıs’a gönderilmesini ister.Türk Alay ı’nın ardından Ada’ya gelir Feriha Coşkun. Kendi tercihi doğrultusunda hemen Baf’a tayin edilir Feriha öğretmen. Deniz kıyısında kurulmuş, bahçeli evleri, sineması ve rahat insanlarıyla Baf’ı çok sever Feriha Coşkun. 2 yıllığına görevli olarak geldiği Baf’ta yeni bir yön alacaktır hayatı Feriha öğretmenin. Milli duygularla yüklü sıcak kanlı Akdeniz insanlarına hemen alışır Feriha Hanım, hiç yabancılık çekmez. Görev aldığı Baf Kurtuluş Lisesi’nde öğrencilerine hemen tiyatroyu sevdirir. Çeşitli piyesleri sahnelerken, müsamereler de düzenlerler. Kendi de öğrencileriyle birlikte çalışan onların sahnede rahat olmalarını sağlayan Feriha Hanım, mikrofon karşısına geçerek onlara cesaret verir. Güzel ve akıcı Türkçesiyle, tüm törenlerin aranılan konuşmacısıdır.Çok rahat ve aç ık bir yapıya sahip olan Baflılar, Feriha öğretmeni çok severler. Milli günler ve törenler artık daha coşkulu kutlanmaktadır. Öğrenciler daha coşkulu ve daha aktif olarak çeşitli etkinlikler düzenlemektedirler. Okul müsamerelerinin düzenlendiği sinema salonu hem filimleriyle hem de sahnesiyle Baflılar için bir eğlence mekanıdır. Sinemanın ortaklarından Ali Bey, Baf’ta bir anda gündeme oturan İstanbullu Feriha öğretmeni pek beğenir ve hemen evlenmek için aracı gönderir. Bölge eşrafının tavsiyesi ile Ali Bey’le evlenmeyi kabul eder Feriha Hanım. Mutlu bir evliliğin temellerini atan Çürükoğlu çifti tam 42 yıldır evli.21 Aral ık 1963’e kadar çok güzel bir dönem yaşar Feriha öğretmen ve bu arada Kıbrıs’a da iyice alışır. Ancak Kanlı Noel’in ardından zor ve sıkıntılı günler başlar Kıbrıslılar için. Rahat ve sıkıntısız hayat bitmiş yerine kıtlıkların yaşandığı suyun elektriğin ve en önemlisi yiyeceğin olmadığı bir yokluklar dönemi başlamıştır. Artık Türkler Rumlara korkuyla bakmaktadır. 6 Mart 1964’e gelindiğinde Baf’ta yaşanan çarşı çarpışmalarıyla birlikte Baflı Türklerle Rumlar birbirlerine düşman olurlar. Bir Türkün vurulmasıyla başlayan olaylar hızla tırmanır. Türkler bir grup Rumu esir alır. Esir rum kadınlarına bakma görevi Feriha öğretmene verilir.9 Mart çarp ışmalarının ardından artık savaş dönemi yaşanmaya başlamıştır. Kadın erkek herkes vatanı ve canı için uğraş vermektedir. Feriha öğretmen Sancaktar’ın emri ile mücahit yazılır. Çok sayıdaki mücahit Kıbrıs kadınının arasında Feriha öğretmen de vardır. Kıbrıs Türk Mücahidi için giysiler toplanmakta, çeşitli çalışmalar yapılmaktadır. Bu dönemde Kıbrıslılar için bir öncü görevini taşıyanlardn olan Feriha Hanım, Baf Kadınlar Birliği’ni kurar ve başkanlığını yürütür.Evlerinde huzurlar ı kaçan Baflılar bu dönemde Baf’ın köylerinden olan Mutallo’da toplanırlar. 70 kişinin bir arada yaşadığı ambarlar evleridir artık. Son sınıfta eğitim gören öğrenciler Feriha Hanım’ın çabalarıyla üzüm ambarlarında lise bitirme sınavlarını verirler.Bölgeyi ziyaret etmek isteyen Rum Ba şpiskoposu Makarios, Feriha öğretmenin organizasyonu ile Mutallo’ya sokulmaz. İlerleyen günlerde de Ada’ya çıkmaya çalışan Rauf Denktaş’ı yakalayıp serbest bırakmayan Rumları protesto edenler arasında da yine Baflılar vardır. Mutallo’da düzenledikleri mitingle Denktaş’a destek verirler.Mücahit Feriha ö ğretmenin bir dakika dahi boş zamanı yoktur. Kıbrıs Türk halkının varoluş mücadelesini dünyaya duyurma hedefini taşıyan radyolardan biri olan Gazi Baf’ın Sesi Radyosu’nun kuruluşunda yer alarak sözlü yayınlar sorumluluğunu üstlenir. Savaş ortamında değişik etkinlikler düzenleyebilmek için Fikir Sanat Ocağı’nın kuruluşuna katkı koyar Feriha öğretmen. Amaç çeşitli sosyal aktivitelerle toplum yaşamına hareket getirmektir.Baf Sivil Savunma Te şkilatı’nı oluşturma görevi yine Feriha öğretmendedir. Sivil Savunma Bünyesinde açtıkları ilk yardım ocakları ile halka hizmet verirler. Çocuk Esirgeme Kurumu’nun kuruluşunda da bulunan Feriha Hanım, bu yoğunluğun içinde kendi çocuklarına dahi zaman ayıramıyor, bir görevden diğerine koşuyordu. Sancaktarlığın desteği ve görevlendirmeleri ile yapılan bu görevler, Feriha öğretmen için en kutsal görev olan analık görevinden bile önce geliyordu nerdeyse. Feriha Hanım’ın en etkilendiği olaylardan biri de Baf’ın Pitargu köyünde üstlendiği görev olur. Rumların etkileri altına alarak Rumlaştırmaya çalıştıkları köylerden olan Pitargu’ya özel görevle hemşire kılığında giden Feriha öğretmen, köylüleri organize ederek köyde bir okul açılmasını ve çocukların Türkçe öğrenmelerini sağlar.Ö ğrencilerini en iyi şekilde yetiştirmeye çalışan Feriha Hanım, kendi çocuklarının bakıcı elinde büyüdüğünü itiraf ediyor samimiyetle. Reşit, Mustafa ve Fuat isimli 3 oğlu olan Feriha Hanım, çocuklarının nasıl büyüdüklerini bile görememiş nerdeyse. Her isteklerini tam olarak yerine getirmeye çalışsa da galiba önce öğretmen sonra anne olmuş. DAÜ Radyo Sorumlusu büyük oğlu Reşit Bey, bakalım annesini nasıl anlatıyor.....1964-68 y ılları arasında mücahitlik yapan Feriha öğretmenin Kıbrıs Türk toplumuna büyük hizmetleri geçmiş. Baf ‘ın zor günlerinde hep Baflılarla birlikte olan Feriha öğretmen, sıkıntılı günler yaşadıkları Baf’ta Rumların meydanlarındaki büyük heykellerine karşın kendilerinin de bir Atatürk heykeline sahip olmaları gerektiğini düşünmüş. Cumhuriyetin 50. yılına denk gelen 1973 yılında Baf Kurtuluş Lisesi bahçesine dikmek için bir Atatürk heykeli yaptırmaya karar verir. Ancak yokluk içinde yaşanan Kıbrıs’ta bunu yapması mümkün değildir. Aldığı özel izinle Türkiye’ye gider Feriha Hanım. İstanbul’da da aldığı izinle heykel için para toplamaya başlar. Kısa süre içinde toparladığı 80 bin lira ile heykelin siparişini verir ve adaya döner. Ancak heykelin açılışının hedeflendiği 30 Ağustos 1974’den önce yaşanan Barış Harekatı heykeli gündemden düşürür.74 bar ış Harekatı ile birlikte özgürlüğüne kavuşan Kıbrıs Türk halkı, Güneyi terkederek Kuzeye yerleşir. Güneyde kalan pek çok şey arasında Feriha öğretmenin kapı kapı gezerek yapmayı başardığı Atatürk heykeli de vardır.Kuzeye geçtikten sonra Güzelyurt’a yerle şen Çürükoğlu ailesi, yeni bir hayata başlar. Feriha öğretmen yine en önde görevinin başındadır. Güzelyurt Kurtuluş Lisesi’nde öğretmenliğe başlayan Feriha Hanım, aynı hızla öğretmenliğine devam eder. Tiyatrolar, gösteriler, müsamereler hep Feriha Hanım’ın elinde şekillenir.Ama Feriha Han ım, Güneyde kalan Atatürk heykelinden de vazgeçmez. Öğrencilerinin de yardımıyla önce Lefkoşa’ya geçirilmesini ardından da Güzelyurt Belediyesi’ne iadesini sağlar. Ve Feriha Hanım’ın gözünün nuru Atatürk heykeli şimdilerde Güzelyurt’un en güzel yerinde halkı selamlamakta.Baf’ta oldu ğu gibi Güzelyurt’ta da öncü olur Feriha Hanım. Önce Kadınlar Konseyi hemen ardından da Kadınlar Birliği’nin Güzelyurt şubelerini açar. Aktif öğretmenlik yaşamına 1987 yılında nokta koyar Feriha öğretmen. 37 yıllık çalışma hayatının ardından emekliye ayrılır. Ama hiç alışamaz emekliliğe. Yıllar önce ayrıldığı okulunun önünden geçmez hiç.Emeklilik günlerinin en güzel yan ı çocukları ve torunlarıyla geçirdiği güzel saatlerdir. Evinde zaman geçirmeyi sevse de bir kadın olarak mutfağa alışamaz Feriha öğretmen. Mecbur kaldıkça mutfağa giren Feriha Hanım, misafir ağırlamayı çok sevse de kolay menülerle mutfaktan çıkmayı tercih ediyor......Can ı kadar sevdiği torunlarından birisini bir kaza sonucu yıllar önce kaybeden Feriha Hanım, hayata küsmüş. Her zaman topluma öncü olan her sosyal etkinliğin başını çeken Feriha öğretmen, evine kapanmış. Çok sevdiği edebiyattan ve kitaplardan bile uzaklaşmış.Ancak şimdilerde küçük torunlarıyla yeniden hayat bulan Feriha Hanım, yaşadığı sağlıksız ve acı dolu günleri geride bırakma uğraşında. Hayat dolu bir insanken, acılara gömülen Feriha öğretmen sevenleriyle birlikte yaşama yeniden sarılma çabasında...... |