|
Fatma Azgın |
Hayat ın farklı alanlarında başarıyı yakalamak kadar güzel bir şey olmasa gerek. Kıbrıs Türk toplum yaşamında çeşitli alanlarda karşımıza çıkan Fatma Azgın’a da bu pencereden baktığımızda birçok güzel resimle karşılaşıyoruz. Toplumumuzda çalışmalarıyla öne çıkan kadınlarımızdan olan Fatma Azgın, birçok alanda başarılı işlere imza atmış. 5 Temmuz 1947’de Lefkoşa’da dünyaya gelen Fatma Sezer, 4 kardeşin en küçüğü. İlkokul öğretmeni Raşit Sami Bey ile ev hanımı Süreyya Hanım’ın küçük kızı, çocukluğunu hayatının en güzel dönemleri arasına yerleştiriyor. Mütevazi bir aile yapısına sahip olan Raşit Sami Bey ailesi, çocuklarını prensipli ve insancıl yönlerini öne çıkararak yetiştirmeye çalışmış. Ailede hep huzurlu ve güzel günler geçirdiğini anımsayan Fatma Sezer, en büyük motivasyonu anne ile baba arasında oluşan uyumdan aldıklarını ifade ediyor. Kardeşleri ile arasında oldukça büyük yaş farkı olan Fatma Sezer, hareketli ve renkli bir çocukluk geçirmiş. En küçük olmanın da verdiği avantajla hep el üstünde tutulan ve hep şımartılan Fatma Sezer, çok sevilen bir çocuk olmuş. Yıllarca köy köy dolaşan aile, Fatma Sezer ilkokul yaşına geldiği zaman Lefkoşa’ya yerleşir. Selimiye İlkokulu’na başlayan Fatma Sezer, okulda hemen dikkat çeker. Derslerinde oldukça çalışkan olan Fatma Sezer, hiç bir sosyal faaliyetten de geri kalmaz. Ahmet Gazioğlu’nun Radyoda yaptığı çocuk programının daimi konuğu olur, hatta bunun karşılığında küçük bir ücret bile alır.Atatürk ilkokulu’ndan mezun olan Fatma Sezer, ortaö ğrenimine Kız Lisesi’nde devam eder. Kapalı toplum yapısının daha çok hissedildiği Kız Lisesi’nde de Fatma Sezer, derslerinde hep en öndedir.Tüm sosyal faaliyetlerin içinde yer al ır. Edebiyat hocasının teşvikiyle de o dönemlerde güzel kompozisyonlar yazar. Güzel sesiyle dikkat çekerek hemen koroya alınır. Müsamere, tiyatro ve şiir Fatma Sezer’in vazgeçemediği sosyal etkinlikler olur. Sosyal Bilimlere yatkınlığı ile lisede tereddütsüz edebiyat bölümünü seçer. Son derece aktif okul yaşantısına rağmen, okul dışında kızların oldukça kısıtlandığını belirten Fatma Sezer, o dönemlerde askılı elbise ve açık terlik giymesini ağabeylerinin yasakladığını tebessümle anımsıyor.Huzurlu aile ya şantısına rağmen Kıbrıs’ın karma ortamında herkes gibi huzursuz dönemler yaşar Raşit Sami ailesi. 1963 yılına gelindiğinde Kıbrıs’ta savaş günleri başlar. Eğitiminin en güzel döneminde okulu tatil edilir Fatma Sezer’in. Kıbrıs Türk halkının sesini dünyaya duyurmak için o yıl kurulan Bayrak Radyosu, Fatma Sezer için renkli günler getirir. Kısıtlı imkanlara sahip Bayrak Radyosu’nda canlı müzik programları yapan Kamuran Aziz ile Jale Derviş, Fatma Sezer’i de dahil ettikleri küçük bir grupla çeşitli çalışmalar yaparlar. Hayatında renkli kareler oluşturan radyo çalışmaları Fatma Sezer adına o dönemlerde başarılı etkinlikler olur.1965 y ılında okulunu birincilikle bitiren Fatma Sezer, dostlarının da tavsiyesiyle İstanbul Üniversitesi Eczacılık Fakültesi’ne gider. Gelecekte daha özgür bir iş yaşamına sahip olmak için serbest alanda çalışacağı eczacılığı seçen Fatma Sezer, gelecekte kendi ayakları üzerinde durabilmenin planlarını yapar o günlerden. 1972 yılında üniversiteden mezun olan Fatma Sezer, Kıbrıs’a döner ve hemen Sezer Eczanesi’ni açar.Ba ğımsız çalıştığı iş alanı, özgürlükçü bir yapıya sahip olan Fatma Sezer için aslında bir avantajdır. Eczanesini açar açmaz eczacılar birliğine üye olan Fatma Sezer, birlik için aktif olarak çalışmaya başlar. Girişimci ve düşündüğünü özgürce söyleyen Fatma Hanım, daha o günlerden dikkat çeker. Hem birliğinin toparlanma çalışmaları hem de Kıbrıs Türk toplumunun yeni kimlik arayışları Fatma Hanım’ın hayatına farklı bir yön verir.1974 Bar ış Harekatı’nın ardından yeni bir devlet kurma çalışmalarına başlayan Türk idaresinde Kurucu Meclis oluşturulur. 25 üyeli Kurucu Meclis, çeşitli meslek örgütlerine de tanınan 15 kontenjan ile 50 üyeye tamamlanır. Kontenjan alan örgütlerden biri de Eczacılar Birliği olur. Yapılan seçim sonucunda Kurucu Meclis’e giren tek kadın üye eczacı Fatma Sezer olur. Bu seçim hem Fatma Hanım için hem de toplum için bir yeniliktir. Çünkü Kıbrıs Türk Federe Devleti’nin kuruluş çalışmalarını yapan mecliste bir kadın görev almıştır. O günden sonra siyasetten hiç kopamaz Fatma Hanım. Aktif olarak hiç politika yapmasa da hiç kopmaz siyasetten. Kurucu Meclis’te başarılı çalışmalar yapar Fatma Hanım. Arkadaşları ile birlikte Anayasa, Seçim Yasası, Sosyal Sigortalar Yasası ve Siyasal Partiler Yasası çalışmalarını tamamlayarak meclisten geçirirler...Tüm bu yo ğunluğun içinde özel yaşamı değişir birden Fatma Hanım’ın. Önce gazete yazarlığından daha sonra da arkadaş çevresinden tanıdığı Bekir Azgın girer hayatına. Önceleri evlenme teklifini kabul etmese de pek çok ortak yön yakınlaştırır ikisini. 23 Ocak 1977’de evlenirler. Törensiz gerçekleştirilen sade bir evliliktir bu. Pek çok ortak fikirleri olan ikili düğün töreninin gereksiz olduğuna karar verir.Ayn ı yıl 5 Ekim 1977’de birinci oğulları Mutlu hemen ardından 1 Temmuz 1980’de de ikinci oğulları Bilge doğar. Mutlu bir aile yaşantısına sahip olan Fatma Hanım’a çocuk bakımında en büyük yardım annesinden gelir. Çünkü oğlanlar Fatma Hanım’ın hayatının en yoğun dönemlerinde girmişlerdir hayatına. Anne Süreyya Hanım, kızının her yaptığı işi destekleyerek onun en büyük destekçisi olur.1981’de Eczac ılar Birliği başkanlığına seçilir Fatma Sezer. 1995 yılında yaşanan 6 aylık kısa bir ayrılığın dışında bugüne kadar başkanlığı yürütür Fatma Hanım. 1959 yılında Kıbrıs’ın ilk kadın eczacısı Kamuran Aziz’in de yer aldığı bir örgüt olarak kurulan Eczacılar Birliği bugün Kuzey Kıbrıs’ın en örgütlü birliklerinden biri durumunda. Uzun yıllar dernek görünümü altında faaliyetlerini sürdüren Eczacılar Birliği, Fatma Sezer ve arkadaşlarının yoğun çalışmaları sonucu 1999 yılında yasalaşır ve tekrar örgütlenir. Uluslararası alanda da Eczacılar Birliği’nin tanınmasını sağlayan Fatma Hanım, yurt dışında ülkemizi pekçok kez temsil etmiş. Uluslararası Eczacılar Birliği’nin tüm çalışmalarında yeralan Eczacılar Birliği, güçlü bir birlik.Giri şimci bir ruha sahip olan Fatma Hanım, eczacılar için bir ilk olan ve 50 eczacının ortak olduğu Kuzey Kıbrıs’ın en büyük ecza deposu Güç Ecza Deposu’nun kurulmasına öncü olur. 1988-1997 yılları arasında çalışmaları süren ecza deposu Fatma Hanım’ın en büyük projelerinden biri. 1997 yılında kendi binasının açılışı yapılan deponun, 9 yıl boyunca yönetim kurulu başkanlığını yapar Fatma Sezer. 1997 yılında Güç Ecza Deposu’nun içinde ayrılan bir bölüme, Kamuran Aziz’in ilk eczanesinin mefruşatı kaynak alınarak Eczacılık Müzesi’ni kurar Fatma Hanım. Kuzey Kıbrıs’ta bir ilk olan eczanenin Lefkoşa Belediyesi’nin de desteğiyle yakın bir zamanda farklı bir binada halkın ziyaretine açılması hedefleniyor. ........Mesle ği dışında pek çok alanda görüyoruz Fatma Sezer’i. Fatma Hanım’ın en büyük hayallerinden biri de Kıbrıs’a barış gelmesi. Bu amaçla oluşturulan Türk-Rum karma çalışma gruplarında yeralır. 1995 Temmuz’unda Fulbright’ın San Diego Üniversitesi’nde düzenlediği kamu yönetimi konulu 2 aylık bir çalışmanın ardından, 1995 Eylülünde Bejing’de yapılan Birleşmiş Milletler Kadın Kurultayı’na karma kadın grubuna dahil olarak katılır. Kurulacak iletişimle, toplumlararasında yakınlaşmanın daha kolay sağlanabileceğini ifade eden Fatma Hanım, aktif olarak katıldığı çalışmalar yanında, yazıları ve düşünceleriyle de bu süreci destekliyor.1986 y ılında kurulan çevre örgütü Yeşil Barış Hareketi’nin ilk başkanı olur Fatma Sezer. 2 yıl boyunca gerçekleştirdikleri çalışmalarda yeni oluşmaya başlayan çevre bilincinin yerleşmesinde etkin rol alır örgüt. Tüm bu yoğunluğun içinde, her zaman ilgi duyduğu yazın alanına da yönelir Fatma Hanım. Bir grup arkadaşıyla birlikte 1989’da Hanımeli kadın dergisini çıkarır. Ancak birkaç sayı yayınlanan Hanımeli, yayın hayatına devam edemez. Ancak Fatma Hanım, özellikle bu dergiyle Kıbrıs Türk kadın hareketinin içindeki yerini alır. Kadın hakları konusunda mücedele başlatan Fatma Hanım, ‘’siyasette kadına kota’’ istemini dile getirir ve bunu köşe yazarlığı yaptığı gazete sütunundan duyurur. Cumhuriyetçi Türk Partisi’nde bulunduğu bu dönemde 1990 yılında CTP, kadınlara kota uygulamasını kabul eder. Pek çok alanda ilklere imza atan Fatma Hanım, bu yoğunluktan yorulmaz hiç.Kurucu Meclis’in ard ından politikada şansını dener Fatma Sezer. Önce Toplumcu Kurtuluş Partisi, ardından Cumhuriyetçi Türk Partisi’nden seçimlere katılır ancak kazanamaz. 1992 yılında CTP’de ilk kez iki adaylı bir kurultay olur ve Fatma Sezer, Özker Özgür’e karşı parti Genel Başkanlığına aday olur. Bir ilk olması açısından önemli olan bu kurultayda Fatma Hanım kazanamaz ancak yüzde 20 oy alarak pek çok kişiyi şaşırtır.Meclise giremese de sever politikay ı Fatma Sezer, toplum yaşamında pek çok şeyi kolayca değiştirebilen, renkli bir alan olarak tanımladığı politikayı çıkaramaz yaşamından...Politika ve sanat Fatma Sezer için vazgeçilmez ikili. Ve zaman ın yetmediği bu ikiliyi evine de taşıyarak yaşamına yerleştirmiş Fatma Hanım. Sanatçı ve politikacı dostlarına sofrasında, evinde yer açmış. Saatlerin yetmediği günlük yaşamında özen gösterdiği sofralarda ağırlamış konuklarını eşiyle birlikte. Annesinden miras aldığı lezzetli yemek pişirme alışkanlığını sağlıklı mutfak alışkanlıklarına dönüştürmüş. Bir kadın ve anne için vazgeçilmez olan mutfak marifetlerini de görüyoruz Fatma Sezer’de. Yemeklerini özenli sofralarda ve birbiriyle uyumlu şekilde çeşitli salatalar ve ek menülerle sunuyor.....Evinde geçirdi ği anlarda kitap okumak en büyük zevki, Fatma Hanım’ın. Düşüncelerini de yazıları ve kitapları ile topluma aktararak birikimlerini değerlendirir Fatma Sezer. Edebiyatla yıllarca önce başlayan ilişkisi artarak sürer yaşamı boyunca. Yazmaktan hiç vazgeçmez Fatma Hanım. Köşe yazarlığının ardından 1986’da eczacılar için güzel bir kaynak yaratarak Eczacılık Mevzuatı isimli kitabı yayınlar. Kadın hareketi konusunda yaptığı çalışmalarda ilk kadın gazetecilerden olan Ulviye Mithat’ı keşfeder ve ne kadar ortak yönleri olduğunu. Yıllarca süren bir araştırmanın sonunda 18 Mart 1998’de Ulviye Mithat Feminist Buluşma isimli kitabı ile Kıbrıs Türk yazın alanına yeni bir eser kazandırır Fatma Sezer.Farkl ı bir kişiliğe ve özelliklere sahip olan Fatma Sezer, yaratabildiği boş zamanlarını sanata ve edebiyata ayırıyor. Kıbrıs Türk sanatçılarının en büyük destekçilerinden olan Fatma Hanım’ın yaşadığı mekanlarda bunun izleri hemen görülür. Evinde ve işyerindeki güzel resim kolleksiyonu sanata olan düşkünlüğünün en büyük göstergesi.Sanatç ı dostlarıyla ve sohbetleriyle geçirdiği zamanlar çok değerli onun için. Bir zamanlar mikrofon karşısında değerlendirdiği müzik zevkini ise şimdilerde dinleyici olarak sürdürüyor.24 saatini dolu dolu ya şadığı günlerin yetmediği insanlardan biri Fatma Sezer. Eczacılar Birliğindeki görevini daha genç nesillere devretme zamanının geldiğine inanan Fatma Hanım’ın yakın gelecekteki hedeflerinden birisi de ülkemizdeki ilaç dağıtımının hastaneler kanalıyla değil eczaneler vasıtasıyla yapılması. Modern ilaç dağıtımını öngören bu proje Fatma Hanım’ın hedefleri arasında yerini almış. Fatma Sezer’e baktığımızda, pek çok alanda öncü olduğunu, hedefleneni başardığını ve sonra boşluk gördüğü başka çalışma alanlarına geçtiğini görüyoruz. Fatma Hanım, çok farklı alanlarda yürüttüğü çalışmalarını toplumun hizmetine sunan ve çeşitli kesimlerdeki insanlarla paylaşmayı hedefleyen bir kişilik yapısı sergiliyor.Her yeni günde de ğişimlere gebe ülkemizde ve toplumumuzda, açılımlarına ve fikirlerine ihtiyaç duyulan yaratıcı insanlardan biri Fatma Sezer. . . . . |