|
Cemaliye Hocaoğlu |
![]() Hayat ını insanlara yardım için adamış kanatsız bir melek sanki. Çocukluğundan itibaren taşıdığı iyiliksever ve müşfik özellikleriyle hemen dikkat çeken Cemaliye Hasan, Kıbrıs Türk mücadele tarihinde ve Kıbrıs Türk toplumu içinde tanınan ve bilinen bir isim. Kıbrıs Türk toplumunun kurtuluş mücadelesinde önemli bir yere sahip olan sayılı kadınlarımızdan Cemaliye Hanım. 10 Ekim 1935’de Baf’ta doğan Cemaliye Hasan, ailesinin tek çocuğu. Ev hanımı annesi Rasime Hanım ile lastik tamircisi Hasan Salih Bey’in kızı Cemaliye, el bebek gül bebek olarak büyütülür. Daha o yaşlarda iyiliksever ve yardımsever yapısıyla dikkat çeker. Yardıma muhtaç insanlara yardım etmeyi, dost elini uzatmayı hiç ihmal etmez. Tek çocuk olarak büyüyen Cemaliye, yalnız olmaktan hoşlanmaz hiç, en büyük zevki yakınlarda oturan ve 6 çocuğu olan halasına giderek orda vakit geçirmektir. Yalnız yemek yemekten nefret eder Cemaliye. Annesi Rasime Hanım, kızına yemek yedirebilmek için mahalledeki diğer çocukları da eve davet etmek zorundadır.Baf ilkokulunda okula ba şlayan Cemaliye, başarılı bir öğrencidir. Tek çocuk olmanın da verdiği avantajla en iyi şekilde yetiştirilmeye çalışılır Cemaliye. Piyano, rumca ve ingilizce derslerine gönderilir Cemaliye. İlkokulun ardından Lefkoşa’da bulunan Viktorya Kız Lisesi’ne yatılı gönderilir Cemaliye Hasan. Kızlarla dolu bir okulda çok güzel vakit geçirse de okulun katı kurallarından sıkılır Cemaliye. Küçücük yaşına rağmen hristiyanlık eğitimi verilen din derslerine karşı çıkar ve müslüman öğrencilerin bu derslere girmemesine neden olur.Okul y ıllarında aktif bir öğrenci olan Cemaliye Hasan, tüm spor dallarında başarılıdır. Tiyatro ve müziğe de ilgi duyan Cemaliye, tüm sosyal faaliyetlerin içinde yer alır.K ız Lisesi’nin orta bölümünün ardından Cemaliye, American Academi’ye geçer. Çalışkan ve başarılı bir öğrencilik hayatı olan Cemaliye, akademide voleybol takım kaptanlığını yürütür. İyi bir koşucu da olan Cemaliye, tüm aktivitelerin içindedir, herkes tarafından farkedilen güzelliği de dillere destandır. Yardımsever kişiliği ile çevresinde çok sevilen Cemaliye, annesinin o dönemde geçirdiği ağır bir kaza sonucunda kendi mesleğini belirler. Uzun bir süre hastanede yatan annesine, çok iyi bakan hastabakıcılardan etkilenen Cemaliye, bu mesleğin kendisi için ideal olduğu kararına varır. Akademinin ardından ailesinin tüm tepkisine rağmen Cemaliye Hasan, sınavlara katılarak İngiltere’de hemşirelik eğitimi almaya hak kazanır. Dünya Sağlık Teşkilatı’nın verdiği eğitim bursunu almayı başaran 5 kişiden biri olan Cemaliye Hasan, 1956 yılında Manchester’e gider. Manchester Royal Informery’de aldığı 3 yıllık eğitimin ardından 1959’da okulunu bitirir Cemaliye. 1960 yılında Kıbrıs’a dönen Cemaliye Hasan, önce kısa bir süre Lefkoşa’ya ardından da Limasol’a tayin alır. İngiltere’de eğitim alan, İngiliz sistemi içinde yetişen Cemaliye Hanım, artık Sister Cemaliye’dir.Ki şilik yapısıyla oldukça uyumlu mesleğinde çok başarılıdır Cemaliye Hasan. Kıbrıs’ın en karışık dönemlerinden olan bu yıllarda, hayatı yeni bir şekil alır Cemaliye Hasan’ın. O zamanların sayılı Kıbrıslı Türk doktorlarından olan Dr. Halim Hocaoğlu, Cemaliye Hanım’a bir görüşte aşık olur. Başarısı yanında güzelliği ile de oldukça dikkat çeken Cemaliye Hanım, Dr. Halim Bey’e pek yüz vermez önceleri. Ancak genç doktor kolayca pes edeceklerden değildir. Gönderdiği güzel çiçeklerle kısa sürede Cemaliye Hanım’ın kalbini çalar.Ancak bu dönemde İngiltere’de Royal Society of Health’den burs alan Cemaliye Hanım, arkasına bakmadan adadan ayrılır. Cemaliye Hanım’ın ardından İngiltere’ye giden Halim Bey, onu evlenmeye ikna eder. Ada’ya dönene kadar evlenmekten cayar diye korkarak 22 Nisan 1962’de Cemaliye Hanım’la İngiltere’de nikahlanır.Cemaliye Han ım, İngiltere ve çeşitli Avrupa ülkelerinde aldığı halk sağlığı eğitimini tamamlayarak, 1963 sonbaharında Kıbrıs’a döner. Kıbrıs’ın karışık ortamı düğün hayallerini de suya düşürür. Eşi ile birlikte Limasol’da görevli olan Cemaliye Hanım’a Limasol ve Baf bölgelerinin sağlık sorumluluğu verilir. Yüzlerce köyün halk sağlığı teşkilatlarından, çalışanlarından ve sistemin sağlıklı yürümesinden sorumlu tutulan Cemaliye Hanım’ın bu görevi, 63 olaylarının patlak vermesi ile birlikte son bulur. Olaylarla birlikte hemen Limasol’a dönen Cemaliye Hocaoğlu, arkadaşlarıyla birlikte, bir düğün salonunu hastaneye çevirirler. Arkadaşlarından aldıkları destekle bir hastane kurmayı başaran Türk doktor ve hemşireler, yaralılara yardımı aksatmadan sürdürür. Bu dönemde farklı bir alanda çalışan Cemaliye Hanım, anestezist yokluğundan kendi görevleri yanında anestezist görevini de sürdürür. Yıllarca yokluk içinde görevlerini yürüten bu ekibe ancak 1969 yılından itibaren destek verilmeye başlanır.,63 sonras ında gelişen kötü olaylarda sağlık çalışanlarına pek çok iş düşer. Yaşanan acı olayların ardından Cemaliye Hanım, kıtlıklar içerisinde uğraş vererek halk sağlığı merkezlerinin kurulmasına öncü olur. Sister Cemaliye olarak çok görevi vardır. Oluşturulan merkezlerin denetimi yanında, ebelerin kontrolü, ana-çocuk sağlığının, aşıların denetimi ve hastanedeki ebelerin yöneticisi durumundadır. Köy köy gezerek yaptığı denetimlerle sağlık sisteminin sağlıklı yürümesi için uğraş verir.Kötü dönemler geçiren vatanda şlarına yardım için çalışan Cemaliye Hanım 19 eylül 1969’da oğlu Cem’i dünyaya getirir. 4 yılın ardından da 23 Nisan 1973’de kızları Mevhibe doğar, Halimoğlu ailesinin. Sürekli çalışmak zorunda olan Sister Cemaliye ile Dr.Halim Bey, çocuklarını bakıcılarla büyütür. Kızları Mevhibe’nin ardından da çalışma tempoları hiç düşmeyen ikiliyi daha da zor günler beklemektedir aslında.20 Temmuz 1974’de adaya ç ıkarma yapılacağını Limasol Hastanesi Başhekimi olan çalışma arkadaşı Dr. Ayten Berkalp’den öğrenen Cemaliye Hanım, yine görevinin başındadır. Türk askerinin adaya çıkarma yapmasının ardından Limasol’da da heyecanlı bir bekleyiş başlar. Ancak Türk ordusu çizdiği Yeşil Hat’ta kalır ve Limasol’a gitmez. Limasol’da yaşayan yaklaşık 4 bin Türk , Rum kontrolündeki bölgede kalır. Korkunç bir savaşın yaşandığı bu dönemde Rumlar Limasol’da yaşayan erkeklerin tamamını esir alır. Türk mahallelerine saldıran Rumlar, evleri talan eder, bayrakları yırtarlar ve etrafa korku saçarlar. Önceleri esirlerin nerede olduğunu öğrenemeyen halk daha sonra erkeklerin okullarda tutsak edildiğini öğrenir. Ancak, Türk askerinin korkusuyla Türkleri öldürmekten korkan Rumlar esirlere eziyet etmekten de geri kalmıyordu.Limasol’da ya şayan erkeklerin esir edilmesiyle birlikte Türk toplumu arasında bir boşluk yaşanır. Bu dönemde toplumdaki birlikteliği sağlamak için Dr. Ayten Berkalp Sancaktar ve Cemaliye Hanım da Sancaktar Yardımcısı olarak görevlendirilir. Ayten Hanım ile Cemaliye Hanım, esir olan erkeklere yiyecek ve giyecek götürmek için Kızılhaç’tan özel izin alarak haftada bir bu görevi yerine getirmeye başladılar. Ambulansı kullanan Cemaliye Hanım ile yanında Dr. Ayten Berkalp, Limasol esirleri yanında bölgedeki diğer köyleri de gezerek ihtiyacı olanlara yardım ediyorlardı. Esirlere götürülen yemekler arasına koydukları radyolar ile erkeklerin haber almalarını sağladılar.Gözüpek iki genç kad ın olarak tehlikeli işler başaran Cemaliye Hanım ile Ayten Hanım, Kuzeydeki Türk Yönetimi ve askeri yetkililerle koordineli bir şekilde haberleşiyor ve Kuzey’e haber aktarıyordu. Yakalanmaları sonucunda öldürülme riskini bile göze alan ikili, Limasol’daki askeri faaliyetlerden ve Rumların çalışmalarından gözlemlediklerini Kuzey’e aktarıyorlardı. Kuzey’e geçişi sağlayacak yolların tesbiti için sürekli çalışma yapan ikili, Kuzey’den gelen emirler doğrultusunda yaptıkları işlerde zaman zaman Rumlarla korkulu dakikalar da yaşarlar.Kocas ından dahi gizlediği istihbarat görevi yanında kendi görevini de yürüten Cemaliye Hanım, bu dönemde kendi kullandığı ambulans ile köy köy gezerek sağlık hizmetlerini de sürdürüyordu. Stavrovunno köyünü ziyarete gittiği günlerden birinde Türk yetkililerden biri Cemaliye Hanım’dan Baf’tan Magosa’ya silah taşıyıp taşıyamayacağını sorar. Askeri görevini de severek yürüten Cemaliye Hanım, bu teklifi kabul eder. Bu görev çerçevesinde binlerce A4 ve çeşitli silahlar, mermi ve el bombasını ambulansı ile Magosa’ya taşıyan Cemaliye Hanım, pek çok erkeğin bile çekinerek yapabileceği bir görevi gözünü sakınmadan yerine getirir. Binlerce mücahit gibi Cemaliye Hanım da vatanı için can vermeye hazırdır. Yerine getirdiği görevlerin kendisini hiç korkutmadığını gururla anlatan Cemaliye Hanım, ‘’ne Rumdan ne de ölümden hiç korkmadım’’ diyor cesurca.E şi Dr. Halim Bey’le birlikte ölümü düşündükleri anlarda tek rahatsızlıklarının çocukları olduğunu ifade eden Cemaliye Hanım, ölmeleri halinde oğulları Cem’i Fransız bakıcılarına resmen evlatlık verdiklerini kanıtlayan bir belge bile imzaladıklarını anlatıyor. İçinde bulundukları ortamda ölümün çok doğal olduğunu anlatan Cemaliye Hanım, o ortamda ölümün sıradan bir olay olduğunu herkesin kabullendiğini vurguluyor.Tehlikelerle dolu rahats ız bir dönemde, her an Rumlar tarafından deşifre edilme tedirginliği ile görevini sürdüren Sister Cemaliye ve ailesi 1975’de Türk ve Rum Yönetimlerinin anlaşması sonucunda Kuzey’e geçerler. Kuzeyde yeni bir yaşama başlayan Hocaoğlu ailesi, ilk 3 aylarını Dorana Otel’de geçirir. Cemaliye Hanım, hemen görevine başlayarak 1988 yılına kadar Başhemşire olarak çalışır. 1988’de idari bir göreve atanan Cemaliye Hanım, hastanelerle ilgili Sağlık Müdürlüğü görevine getirilir. Bu görevi boyunca eski arkadaşı Müsteşar Dr. Ayten Berkalp’le tekrar çalışma imkanı bulan Cemaliye Hanım, 2 yılın sonunda siyasi bir tercihle görevden alınır. Görevden alınınca emekli olmaya karar verir Cemaliye Hanım.1990 y ılında emekli olan Cemaliye Hocaoğlu eşi ile rahat bir emeklilik dönemi düşlerken 1990 Nisanında acı bir olayla sarsılır. Eşi Dr. Halim Hocaoğlu bir hastasına bakmak ve eski mesai arkadaşlarını ziyaret etmek için gittiği Girne Akçiçek Hastanesi’nde ani bir enfaktrüs geçirir. Doktor arkadaşlarının tüm müdahalelerine rağmen kurtarılamaz Dr. Halim. Cemaliye Hanım, artık hayatta çocuklarıyla tek başınadır. Amerika’da eğitim gören Yüksek Bilgisayar Mühendisi oğlu Cem ile Genetik Mühendisi kızı Mevhibe tek dayanağıdır.Hayat ı boyunca yaşadıklarıyla güçlü bir kadın olduğunu kanıtlayan Cemaliye Hanım, şimdi de kendinden emin ve kararlı. Yaşama bağlı, sevgi dolu bir insan olan Cemaliye Hanım’ın bir tek boş dakikası bile yok. İki dönemdir Ulusal Birlik Partisi Girne Kadın Kolları Başkanlığı’nı yürüten Cemaliye Hanım, dostları ve evi ile ilgilenmeyi çok seviyor. Eski bir sağlıkçı olarak edindiği titizliğini evinin her köşesinde ve tabii ki mutfağında görmek mümkün. Sağlıklı menüleri ve güzel bitki çayları ile konuklarına keyif veriyor......Eski dönemlerin dostluklar ını ve insan ilişkilerini özlediğini ifade eden Cemaliye Hanım, boş zamanlarında Amerika’da yaşayan oğlunu ve Avustralya’da yaşayan ailesini ziyarete gitmekten mutlu olduğunu anlatıyor. Kıbrıs’ı ve arkadaşlarını çok seven Cemaliye Hanım, köpeği ile ilgilenmekten ve çocukluk arkadaşları ile biraraya gelmekten keyif alıyor. Güzel çiçekler yetiştirdiği bahçesiyle ilgilenmek ise Cemaliye Hanım için vazgeçilmez bir uğraş. Fırsat yarattığı her anda yardıma muhtaç insanların yanında olan Cemaliye Hanım, yardımsever kişiliğinden hiç ödün vermemiş. Gelecekte, ülkeleri için verdikleri mücadeleyi arkadaşı Dr. Ayten Berkalp’le birlikte kitaplaştırmayı düşünen Cemaliye Hanım, bu vatan toprakları için mücadele edenlerin hiçbir zaman unutulmaması gerektiğini vurguluyor.Cemaliye Hocao ğlu, bu vatan tarihine adını altın harflerle yazdıran, hiç unutulmayacak ve gelecek nesillere örnek olan güçlü kadınlardan. |